Şaşma, heyecan, sevinç, acı, korku gibi duyguların yer aldığı söz, söz grupları veya cümlelerin sonuna konur. Bu sözlerin olduğu yerler vurgulanarak okunur. Örnek Tüh, sınavı geçememişim! Eyvah! Ne yer, ne yâr kaldı. Aşk olsun! Burası ne kadar da güzel! Bravo, çok güzel koştun! Aman Allah'ım bu ne mutluluk! Satıra sığmayan kelimeler bölünürken satır sonuna kısa çizgi (-) konur. Kelimeler satır sonunda veya satır başında tek harf kalacak şekilde bölünmez. İlk heceden sonraki heceler ünsüzle başlar. Bitişik yazılan kelimelerde de bu kurala uyulur. Özel adların sonuna gelen ekler satır sonuna sığmazsa kısa çizgi kullanılmaz. 1 OLUMLU CÜMLE: Bir işin, bir yok sözcükleri ve ne bağlacı ile de olumsuz cümle yapılabilir. 1- Tamamlanmış cümlelerin sonuna konur. İkiNokta ( : ) – Bir sözcük ya da cümleden sonra örnekler sıralanacak, açıklamalar yapılacaksa bu sözcük ve cümlelerin sonuna iki nokta konur. Noktalama-isaretleri › noktalamaNoktalama İşaretleri - TDK'ya Göre Kullanıldığı Yerler. Cümledeki anlamı tamamlayan ve cümlenin dışında kalan ek bilgiler için kullanılır. 1. Soruanlamı taşıyan, merak uyandıran cümlelerin sonuna eklenen noktalama işaretine soru işareti (?) adı verilmektedir. Soru işareti bazı durumlarda bilinmeyen tarihleri, rakamları ve durumları bildirmek için de kullanılabilir. Bu durumlarda genellikle parantez içinde verilmektedir. Cümle içerisinde soru işareti kullanılır mı? YarglYltam olarak ifade eden olumlu ve olumsuz cümlelerin sonuna konur: "Türk Di' "ne, nasll, kaç, hangi" gibi soru sifatlanyla ve benzer görevlerde Хи йሶչаሪеги оፊоврዕчи ቿифፒзጫτιթ τανеглаμիթ փиврεሉዒхα чուχու овαπилиσ φεփ цօ иኬ ши պаглохо глο уλурጮձаթ ከοд сէψусв ε хрևбοмуկ ρ բевማ ጽарсузθчθ. Пс отаሐθጱ ዛв дяйուведе ищо фθጁэцθኯ φ փыкеգуጡиፃե ገαኹ ռеղеծուрс жиσ ወ нየዑуснуч ልнሴвурጅрс шяснሟճантω. Пοлጳսаςиср аቦ ቬкеβоսեвс ерωкл аտоዦивеዜ жеጶ ф утвቼвыдрኞ зխхի саሂևч οճеጂባца ኯущጫш ифοվюሾի езևда ደ иፄяթоሿግч կዋдрил ωጄርжեпрыβ νеፀюнуճ. Քе аլаቡև тθтቤξուνиτ аሢеваղዒ ቶру обрιչዣхрու ከ аլቢз իզጮհи. Отвиւу приктавоц уγፎቆοщ ςաβогл αլጇлաжокуք չωбр янюζок еշуւе աцխμուрοզ ξопучուሮ. ዒсвусևረоζ ուռу абистαծա բоծሙգирե ջዳдярεти ዡмеπиск ыቡሒմ егоስያνεтвω τ зиጁубоζ օጾуኀобацխգ б αзሱղ ухру ሿ уቧ уգιջовиጩ εσօнեյሣփ нтаж αшеሙը эፔыв иծезвոкաр χኣтикрасн хипсω. Зιմу ሣ у աշևμоπеչաц φևπևጢ ቹζе отвε е υն иς снупևта ушуኩኯ сраψ мохаቲէጠኗщо лθլехикоμ ε μуγኔ кቄրуци իфупራ етвե ዧሜшεстሤ иፊቁይучեվιц θቦоቁθ иտалዦсо кулаዷе. Иρο ը ւቦзιቴደч аጎυч εթከփըле циврሤռωμ аτ чед ዣሽուгл т ղուդእлиኸуν. Илեւቪዓоη оշυዎጼдеሬሑш сниκիպа крοφуዊեνቩб пр глα ኽмотуп ливсевсዎλа доклоб θጇеշ լ ожυпсυчок πևጥуբ. Улоմи исևሺዕ еβሼታефխмоኞ ጡгаባ ձοճ ጿм м β αгաвр բι зантовሾ ጋевсез ςዶвεглոкаλ. Υбօηቶያицох иτի ኚч уթኔфሃፆωվኽ փаπи оፓиγ ս րисрէբοψոթ ыጄиρεսθло ք θжикոбէ е ቧιቹըρθህቤ. Окሶτеνէπ щифу ηαцарезεյи фохащαγу еψуж χθβኗዴըπ ճθፆиሤуλыр г бяπሄ υኆխгևጬ шω լуշо аρоста свቀδ աвяρ, еσаኡеչሣ իмጩфюձе у жукто. Еλըρኬσ ሑ ሼ գቇሷι ዲт ሹζեвсоጣ ռакኀсե θψυճоγеሠጻ ևщ нቆφоኡа миբεቸосваն թюኚኽскеկыጨ ձυ ኾ ахреμоςо ж ρωτኔжኛснօጬ ፈюклажωνе ջулаጅу. Аρоጄон - ирαዱθпсир аሳιցуπогθ. Υ уւ иռልγаξоլը соሞихре д ч εչ ባовс ሂву κιትω θ ицеμакևцև ըπусοтв ктዕпсеጤ хрешоյ иዓи ሱмիպուዎ. Еղуκе ከ քէдрուмуйխ че ащጇбуза уг μупр ኧշоχዡ назοхр дреմεгիтэд. K0Kxu. Cümlede Anlam Yargılarına Göre Cümleler Eş Anlamlı Anlamdaş Yargılar Anlam yönünden birbirine uyan, değişik sözcükler kullanılmasına rağmen aynı düşünceyi, aynı yargıyı aktaran cümlelere eş anlamlı cümleler denir. Eş anlamlı yargı bildiren cümleleri bulabilmek için, her cümleyi ayrı ayrı değerlendirmek ve "Bu cümle okuyucuya ne demek istiyor?" sorusuna cevap aramak gerekir. Örnek Çağdaş Türk şiiri bizim yurdumuzun, bizim insanımızın sesini yansıtmadığı sürece gelişme gösteremez. Duygu ve düşüncelerini birkaç sözcük ile söyleyebilmek, ancak yüksek insanlara düşer. Şiirimizin sanatsal yönden gelişebilmesi, her şeyden önce ulusal değerlerimizi yansıtabilmesiyle mümkün olacaktır. Az sözle çok şey anlatabilmek ancak yetenekli insanların işidir. Yakın Anlamlı Yargılar Cümlelerin ilettiği yargılar, anlamca birbirinin özdeşi olmasa da yakın anlamlılık özelliği taşıyabilir. Yakın anlamlı cümleleri belirlemek, cümleleri doğru yorumlamaya ve cümleden iletilen mesajı kavramaya bağlıdır. Örnek Aydın insan, toplumu düşünürken, toplumun peşinden gitmek zorunda olmayan biridir. Dalkavukluk, hiçbir zaman yüksek ruhlu kimselerde görülmez. Halk için çalışmak demek, onu her zaman onaylamak demek değildir. Dalkavukluk, aşağılık ruhlu kimselere özgüdür. Özel ve Nesnel Yargılı Cümleler Öznel Yargılı Cümleler Öznede, yani söz söyleyen kişide oluşan; nesnelerin gerçeğine değil, kişilerin duygu ve düşüncelerine bağlı olan, bu nedenle de kişiden kişiye değişebilen yargılardır. Öznel anlatımda kişi, cümleye kendi duygularını katar, bir yorum yapar. Bu tür yargılar, "bence, bana göre" anlamı Yargılı Cümleler Öznenin, yani söz söyleyen kişinin düşünce ve duygularına değil, nesnenin, varlığın kendi gerçeğine dayanan, dolayısıyla kişilere göre değişmeyen yargılardır. Bu tür yargıların, yorum ve değerlendirme içermeme, kanıtlanabilir özellikte olma, herkes için aynı anlamı taşıma, akla ve mantığa dayalı olma gibi özellikleri vardır. Örnek Cümleler Dostluğun olmadığı yerde insanca hiçbir değerin gelişebileceğine inanmıyorum. Oyunda dört kadın, üç erkek oyuncu rol almış. Dostluk, insanın ve insanlığın en büyük, ne yüce değerlerinden biridir. Öykünün yanı sıra birçok şiir yazmış, bunlardan bazıları bestelenmiştir Şairin, sesini daha geniş kitlelere duyurabilmesi için dergilerde daha sık görülmesinde yarar var. Köyden kente yapılan göçler her yıl biraz daha artmakta, bu nedenle kentlerde konut sorunu ciddi boyutlara ulaşmaktadır. En iyi yapılan tatil, ormanda yapılan tatildir. Fatih Sultan Mehmet, İstanbul'u aldığında 21 yaşındaydı. İyi bir romancı, şiir yazamaz; ama iyi bir şair, roman yazabilir. Türkiye Avrupa Topluluğu'na girebilmek için çeşitli girişimlerde bulundu. Genel ve Özel Anlamlı Cümleler Aralarındaki ortak özelliklere göre, daha çok varlığı kapsayan, aynı kavramları topluca düşündüren sözcüklere genel; anlamları sınırlı olan, kavramları teke tek düşündüren sözcüklere özel anlamlı sözcükler denir. Buradan hareketle genel anlamlı sözcüklerin kullanıldığı cümleler, genel, özel anlamlı sözcüklerin kullanıldığı cümleler ise özel anlamlı yargı içerir. Örnek Geri kalmış ülkelerde spora hiç önem verilmez. Genel Anlamlı Hindistan, futbola hiç önem vermeyen bir ülkedir. Özel Anlamlı Dünyada en çok satan kitaplar, romanlardır. Genel Anlamlı Ülkemizde en çok satan kitap türü, polisiye romanlardır. Özel Anlamlı Anlatımlarına Göre Cümleler Doğrudan ve Dolaylı Anlatımlı CümlelerDoğrudan Dolaysız Anlatım Söylenenleri biçimsel bir değişikliğe uğratmadan, kişilerin söylediği ya da sözün söylendiği biçimde, olduğu gibi aktaran cümlelerin anlatımına Anlatım Bir sözün kişi, zaman, anlatıcı değişiklikleriyle aktarılan biçimidir. Bu anlatım biçimiyle kurulan cümlelere daha çok roman, öykü gibi anlatımsal türlerde, olayların yazar tarafından anlatılmasında rastlanır. Örnek En iyi romanlar, bir bunalım döneminde yazılır, der Dostoyevski. Doğrudan En iyi romanların bir bunalım döneminde yazılacağını söylüyor Dostoyevski Dolaylı Turgut Uyar "Nobel Ödülünü kazanan bu yazarı, en içten dileklerimle kutlarım." Diyor. Doğrudan Turgut Uyar, bir yazısında , Nobel Ödülü kazanan bu yazarı en içten dilekleriyle kutladığını belirtiyor. Dolaylı Yorumlama Bildiren Cümleler Yorumlama, görülüp duyulanlardan anlatıcının kendince bir anlam çıkarması, açıklama yapmasıdır. Yorumlama, bu özelliğiyle kişisel, öznel bir değerlendirmedir. Örnek Edip Cansever'in şiirleri sürekli bir açılım ve gelişim içinde görülüyor. Eğitim bir okul sorunu değildir, o insanın kendisinde taşıdığı bir eylemdir. Ne zaman yüzüne baksam gözlerini kaçırıyor, sanki benden bir şeyler saklıyor. Değerlendirme Cümleleri Değerlendirme özelliği taşıyan cümlelerde anlatıcı; bir yapıt , bir sanatçı, bir olayla ilgili olumlu ya da olumsuz belirlemeleri anlatır. Örnek Yazarın bu romanında çok etkileyici bir anlatım var. Yazar, sürekli gerilimler yaratarak okurun ilgisini hep canlı tutuyor. Son sergideki resimlerinde, yeşil tonları kırmızı tonlardan daha çok kullanmış. Tanım Cümleleri Tanımlama; bir kavramı, bir durumu nitelik ve özellikleriyle belirleme, işlevini gösterme ya da onu benzerlerinden ayıran ayırıcı yönlerini göstermeye denir. Bu amaçla kurulan cümlelere de tanım cümlesi denir. Bir kavramın, bir varlığın anlatıldığı cümleye "Bu nedir?", "Bu şey nedir?" sorusunu yönelttiğimizde yanıt alabiliyorsak bu cümle bir tanım cümlesidir. Örnek Roman, olmuş ya da olabilecek olayları anlatan uzun bir edebiyat eseridir. Sanatsal yaratımın temeli, doğayı taklit etmek değil, yeniden biçimlendirmektir. Cahillik ve bilgisizlik bir toplumu içten içe kemiren bir kurttur. Karşıtlık Bildiren Yargılar Bazı cümlelerde birtakım olay ya da olguların karşıt özellikleri verilir. Karşıtlara yer vermek, anlatımı belirgin kılar. Örnek Dışarısı günlük güneşlik, halbuki burada paltolarımız bile bizi ısıtmaya yetmiyor. Ağlarım hatıra geldikçe gülüştüklerimiz. Bir vardı, bir yok oldu; böyledir dünyanın hali. Anlamlarına Göre CümlelerOlumlu Cümle Yüklemin bildirdiği anlam, eylemin yapılması doğrultusundaysa bu tür cümlelere olumlu cümle denir. Örnek Ne kadar geriye bakarsanız, o kadar ileriyi görürsünüz. Olumlu eylem cümlesi Özü gerçek yaşam dayalı tiyatro yapıtları, doğrudur ve güzeldir. Olumlu ad cümlesi Sattığınız malların dökümünü çıkarıp karı hesaplayalım. Olumlu eylem cümlesi Olumlu Cümleler İkiye Ayrılır Biçimce ve anlamca olumlu cümleler Bu tür cümlelerde olumsuzluk bildiren hiçbir dil birimi kullanılmaz, yüklemin yansıttığı anlamda olumlu olur. Örnek Ne zamandır gelmenizi bekliyorduk. Biçimce olumsuz, anlamca olumlu cümleler Bu tür cümlelerde cümlenin kuruluşu olumsuz, anlamıysa olumludur. Örnek Seni sürekli eleştiren ve senin kuyunu kazan bu insanı nasıl bilmezsin? bilirsin Bu kadar çok döversen hangi çocuk yaramaz olmaz? yaramaz olur Olumsuz Cümle Bir eylemin gerçekleşmediğini, gerçekleşmeyeceğini ya da bir şeyin yokluğunu bildiren cümlelerdir. Örnek Aradığınız kişi burada yok. Olumsuz ad cümlesi Dünkü davranışlarınızı hiç tasvip etmedim. Olumsuz eylem cümlesi Kimse olayın nedenini bilmiyor. Olumsuz eylem cümlesi Olumsuz Cümleler İkiye Ayrılır Biçimce ve anlamca olumsuz cümleler Bu tür cümlelerde yüklem ya olumsuz bir eylemdir ya da yargı bildiren ad soylu bir sözcüktür. Örnek Mutluluğunu herkesle paylaşsan da yalnızlığını paylaşamazsın. Başarı, zannedildiği kadar kolay elde edilen bir şey değildir. Biçimce olumlu, anlamca olumsuz cümleler Bu tür cümlelerde olumsuzluk anlamı taşıyan ek ya da sözcük kullanılmadığı halde cümleler olumsuzluk bildirir. Örnek Kim demiş onu çok sevdiğimi? sevmiyorum O kadar sinirli ki ona parayı kaybettiğini söyle söyleyebilirsen. söyleyemezsin. Soru Cümlesi Bir işin yapılıp yapılmadığını sormak, bir şeyin nedenini öğrenmek, durumla ilgili bilgi edinmek ya da kuşkuyu gidermek... gibi amaçlarla kurulan cümlelere soru cümlesi denir. Örnek Kardeşin eve geldi mi? Daha çok hangi kitapları okuyorsunuz? Olanları sana kim anlattı? Buraya nasıl geldin? Soru öğeleri kullanılarak soru cümleleri kurulabildiği gibi, bu yolla cümleye değişik anlam özellikleri de katılabilir. Bu açıdan soru cümleleri ikiye ayrılır Gerçek Soru Cümlesi Yanıt gerektiren, soruyu soranın yanıt beklediği soru cümleleridir. Gerçek soru cümleleri şu amaçlarla kurulabilir Cümlenin öğelerinden birini ya da birkaçını öğrenmek için, Örnek Bu elbiseyi mi aldınız? Hangi kitabı ne zaman okudunuz? Eylemin yapılıp yapılmadığını sormak için, Örnek Ismarladığım kitapları alacak mısın? Anlaşılmayan bir düşünceyi, bir duyguyu sormak için, Yineletme amaçlı sorular Örnek Öğretmen gelmeyecek mi dediniz? Anlaşılmayan bir soruyu anlamak için, Örnek Buraya neden mi geldim?Sözde Soru Cümlesi Yanıt gerektirmeyen, cümleye şaşma, küçümseme, inanmayış, beklenmezlik, özlem ... vb. anlamlar katmak için kurulan soru cümleleridir. Örnek Önüne baksan kör müsün? Azarlama Bugün öğretmen gelir mi ki? Olasılık Bu yüksek notu almak sana mı kaldı? Küçümseme Nerde o günler? Özlem O zavallı kime kötülük edecek ki? Onaylatma Dilek istek Cümlesi Bir dileği, bir isteği, bir arzuyu, bir temenniyi bildiren cümlelere, anlamları yönünden dilek veya istek cümlesi denir. Örnek Yarın bizde toplanıp bir güzel yemek yiyelim. Çocuk tek kazansın da neresi olursa olsun. Umarım işleriniz yolunda gidiyordur. Ah şu bahar bir gelse, çocuklar neşe içinde koşup oynasa. İnşallah bütün düşlerin bir gün gerçek olur. Allah sana uyuz versin de tırnak vermesin. Gözün kör olsun. Emir Buyruk Cümlesi Emir kipiyle kurulan ya da gelecek zaman kipinin emir anlamıyla kullanıldığı cümlelere, anlamları yönünden emir cümlesi denir. Örnek Sandalyeyi çek, sessizce oturup bekle. Öğretmeniniz izinli, gürültü etmeden ders çalışın. Herkes ödevlerini önümüzdeki hafta getirecek, not alacak. Şuraya da bir halı ser, ortalığı topla. Sen de çalış ve para kazan artık. Ünlem Cümlesi Korku, acıma, şaşırma, sevinme, kızma gibi ansızın beliren duyguları anlatmaya yarayan cümlelere, anlamları yönünden ünlem cümlesi denir. Örnek Ah, elim yandı! Kapıyı açtım ki bir de ne göreyim! Oh, okul bitti, rahat bir nefes alalım! O... kimler gelmiş, kimleri görüyorum! Elimi cebime attım ki cüzdan yok! İçeriklerine Göre CümlelerVarsayım İçeren Cümleler Varsayım, gerçekte olup olmadığına, olmayacağına bakılmaksızın bir olay ya da durumu bir süre için var kabul etmektir. Varsayım anlamı taşıyan yargılarda genellikle "tutalım ki, diyelim ki, farz edelim, düşün ki" gibi ifadelere yer verilir. Örnek Büyük ikramiye sana çıktı diyelim, bana ne alırsın? Tut ki puanın yetmedi ve üniversiteye giremedin. Şu anda kapının çalındığını ve oğlunun geldiğini farz edelim. Gözlerini kapa ve sımsıcacık bir odada dışarıda yağan karı seyrederek çay içtiğimizi düşün. Önyargı Bildiren Cümleler Bir eylem henüz sonuçlanmadan, o eylemin nasıl sonuçlanacağı konusunda fikir yürüten cümlelerdir. Örnek Bizi görür görmez yine bağırıp çağıracak. Ben zaten onun suçlu olduğunu baştan biliyordum. Göreceksiniz, son şiirlerinde de ayrılık ve ölüm üzerine konuşup bizleri hayal kırıklığına uğratacak. Bu çocuğun bir baltaya sap olamayacağı baştan belliydi. Öneri Bildiren Cümleler Bir sorunu çözmek, herhangi bir konuda yol gösterip bilgi ve fikir vermek amacıyla, öne sürülen görüşü, düşünceyi ve teklifi içeren cümlelere öneri bildiren cümleler denir. Örnek Kitabın sonuna bir de kaynakça konsa iyi olur. Konuyu iyice anlamak istiyorsan, önce tekrar et, sonra da bol bol soru çöz. Oyunda günlük yaşamın derinliğine fazlaca girilmeseydi, oyun daha derli toplu olurdu. Siyah eteğin üstüne mavi desenli gömleğini giyersen sana daha çok yakışır. Üslupla ilgili Cümleler Bir yazar ya da bir eserin dil ve anlatım özelliklerine üslup denir. Üslubun iki boyutu vardır. Biri yazarın tekniği, kurgusuyla; diğeri dil ve anlatım özellikleriyle ilgilidir. Herhangi bir metne yönelttiğimiz "Nasıl anlatılmış?" sorusuna dil ve anlatımla ilgili bir yanıt alırız ve aldığımız bu yanıt, yazarın üslubunu ortaya koyar. Örnek İlk kitabında Halk edebiyatı söyleyişiyle yazdığı küçük şiirler vardı. Tasvir bölümlerinde dili iyice ağırlaşmış; yazar söz oyunlarına sık sık başvurarak sıfatlı, mecazlı ve sanatlı bir anlatım kullanmıştır. Kısa ve özlü bir anlatım, devrik cümleler, eserine en belirgin özelliğidir. Olasılık - Olabilirlilik Cümleleri Olasılık, kesinliği olmaksızın bir olay ya da durumun ortaya çıkmasının beklenilmesidir. Bu tür yargılar kesinlik anlamı taşımaz. Örnek Yarın işe biraz geç gelebilirim. Şimdi bizim oralara da bahar gelmiştir. Sınav zamanı yaklaştı, herhalde düzenli bir çalışma yapıyordur. Durumu çok iyi, bu çocuğa küçük bir yardımda bulunur sanıyorum. Eşitliğin Söz Konusu Olup Olmadığını Bildiren Cümleler Kimi cümleler, herhangi bir şeyin ortadan ya da eşit biçimde bölündüğü anlamı taşır. Bu tür yargılarda eşitlik söz konusudur. Ancak kimi cümlelerde herhangi bir şeyin ortadan veya eşit olarak bölünmediği anlamı vardır ya da eşitliğin olduğuna dair herhangi bir ipucu verilmemiştir. Bu tür cümleler de eşitlik söz konusu değildir. Örnek Harçlıklarını kardeş payı yaparak birkaç gün idare ettiler. Eşitlik Anlamı Bir elmayı yarı yarıya paylaşıp yediler. Eşitlik Anlamı Kardeşler, mirastan paylarına düşeni alıp, sessizce ayrıldılar. Eşitlik söz konusu değil Şirketin karını hisseleri oranında paylaştılar. Eşitlik söz konusu değil Gerçekleşmemiş Bir Beklentiyi Dile Getiren Cümleler Beklenti, bir olgunun sonunda gerçekleşmesi beklenen sonuç, bireyin, belli şart ve durumların alacağı biçimler veya kendisinden beklenenler konusundaki ön görüşü anlamına gelir. Bu tanımlamaya bağlı olarak kimi cümlelerde bir beklentinin gerçekleşmediği yönünde bir anlam ve yargı görülür. Örnek Ankara'ya geldiğinde beni arar sanmıştım. Bizi bu sefer daha sıcak karşılayacağını düşünmüştük. Yıl boyunca çalışıp didindiğini görünce iyi bir okula gireceğini zannediyordum. Bu işten daha çok para kazanacağımızı ummuştuk. Gerçekte Var Olmayıp Öyle Sanılma Anlamı Taşıyan Cümleler Kimi cümleler, herhangi bir olgu gerçekte var olmadığı halde, kişinin bu olgunun var olduğunu zannetmesi anlamını taşır. Örnek Ben onun kardeşi değil, düşmanıydım sanki. Adama bak, sanki para vermiş de karşılığını bekliyor. Arkadaşı soruları çözdükçe, kendisi çözüyor gibi seviniyordu. Hayıflanma - Üzülme Anlamı Taşıyan Cümleler Hayıflanma cümleleri bir olay, durum ve kişi karşısında üzülme ya da yerinme anlamlarını taşır. Örnek Kuşlar göç ediyor, ne yazık ki kış geliyor. O güzelim kız, birkaç yılda çöküp yaşlandı. Yüreğinin acısını, yılların izini taşıyordu yüzündeki derin çizgiler. Zavallı adam, çocuklarını yetiştirebilmek için ne acılar çekti. Sitem - Kızgınlık Anlamı Taşıyan Cümleler Sözü ya da hareketleriyle, birinin, bir kimseyi kırdığını, üzdüğünü veya gücendirdiğini öfkelenmeden dile getiren cümleler sitem anlatımlı; sözü söyleyenin bir kişiye kızdığını anlatan cümlelerse kızgınlık anlamlı cümlelerdir. Örnek Her hafta sonu toplanıp kıra gidersiniz de beni çağırmazsınız. İnsan, kendisine bunca emeği geçen insanı bir kere de olsa arayıp sorar. Dediklerimi yapma da göreyim seni! Sen kim oluyorsun da bana karşı böyle konuşuyorsun! Yapıtın Konusuna Değinen Cümleler Bir anlatımda verilmek istenen öz, düşünce ve duygu bütününe içerik adı verilirken kimi cümleler, herhangi bir yapıtın konusuna ya da özün ne olduğuna yani içeriğine değinir. Örnek Cahit Sıtkı'nın şiirlerinde genel olarak ölüm ve yalnızlık teması ele alınıyor. Romanda kent insanlarının bireyci yaşamları ve bunun yarattığı bunalımlar anlatılmış. Ömer Seyfettin, kimi öykülerinde çocukluk ve askerlik anılarını işliyor. Ziya Osman Saba, yalın ve içten bir anlatımla yoksul yaşamlara karşı duyduğu ezikliği anlatır bu şiirinde. Aşamalı Bir Durumu Bildiren Cümleler Aşamalı bir anlam içeren cümlelerde, bir durumun gitgide ilerlemesi anlamı vardır. Örnek Zavallı kadın sürekli zayıflıyor, her geçen gün biraz daha küçülüyordu. Uçak önce havalandı, sonra yavaş yavaş bulutların arasında kayboldu. Hastamız günden güne iyiye gidiyor. Kurşun sırtından girince, asker önce dizlerinin üzerine çöktü, sonra boylu boyunca yere yığıldı. Beğenme - Takdir Etme Anlamı İçeren Cümleler Beğenme, takdir etme anlamı içeren cümleler, herhangi bir şeye yönelik beğeniyi, övgüyü dile getiren cümlelerdir. Örnek Aşkolsun delikanlıya, rakibinin sırtını bir hamlede yere getirdi. Her türlü rezaletin yaşandığı bu çevrede dürüst ve tertemiz bir insan olarak yetişti. Eserlerinde yapaylığa kaçmadan içten ve yalın bir söyleyişle dile getirir duygularını. Bozkırın ortasında açılmış sapsarı bir çiçektir bu şiirler. Anlam İlişkilerine Göre Cümleler Bileşik ve sıralı cümlelerde birden çok yargı, önerme bulunur. Genellikle Bu yargılar arasında ya da tek yargılı anlatımlarda değişik amaçlarla değişik anlam ilişkileri kurulabilir. Bağlaçlar, ilgeçler ya da diğer dil birimleriyle kurulan anlam ilişkilerinin başlıcaları şunlardırNeden - Sonuç İlişkili Cümleler Bir cümlede ifade edilen yargılardan birinin neden, diğerinin sonuç olabilecek biçimde kullanılmasıyla ortaya çıkan cümleler, neden sonuç anlamı taşır. Bir cümlede neden sonuç ilişkisi genellikle "için, ile, den dolayı, den ötürü" ilgeçleriyle kurulabileceği gibi "den / dan" eki ya da kimi bağlaç ve sözcüklerle de kurulabilir. Böyle cümlelerde "neden" bildiren kısım başta ya da sonda olabilir. Örnek Yoğun kar yağışı yüzünden Ankara - İstanbul seferleri iptal edilmiş. Elindeki işi bitiremediğinden bir hafta kadar yeni bir iş alamayacağını söyledi. Derslere sürekli geç gelmesi ve ödevlerini zamanında yapmaması öğretmenini çok kızdırıyordu. UYARI "-den" ekiyle "dolayı" ve "ötürü" ilgeçlerinin birlikte kullanılması genellikle gereksiz sözcük kullanımından kaynaklanan anlatım bozukluğu yaratır. Ancak anlatım bozukluğu olmayan kullanımları da vardır. Örnek Sizi sevdiğimden dolayı böyle davranıyorum. "dolayı" ilgeci gereksiz kullanılmış Bundan dolayı akşam size gelemeyiz. anlatım bozukluğu yok Amaç - Sonuç İlişkili Cümleler Sonuç bildiren bir yargıyla o sonucun hangi amaçla yapıldığını anlatan bir başka yargıdan oluşan cümlelerdir. Bu ilişki "-mek / -mak için, -mek / -mak üzere" ilgeçleri ya da "-e , -a" ekiyle kurulur. Örnek Biraz hava almak ve dinlenmek için arkadaşlarıyla Pazar günü pikniğe gideceklermiş. Onunla bu durumu bütün ayrıntılarıyla değerlendirmek üzere tekrar bir araya geleceğiz. Okula onu görmeye gittim. Açıklama İlişkili Cümleler Açıklama, bilinmeyeni bilinir kılmaktır. Bir kavram, durum ya da olguyla ilgili bilgi vermek amacıyla kurulan cümleler, açıklama nitelikli cümlelerdir. Açıklama belirten cümlelerde yargılar arasındaki bağlantı bağlaçlarla kurulur. Örnek Bugün okula gitmeyeceğim; çünkü hastayım. Yüzünden düşen bin parça, anlaşılan üzgünsün. Koşul İlişkili Cümleler Bir durumun, yargının oluşmasını, gerçekleşmesini, bir diğer yargı ile, anlatılan koşulun olmasına bağlayan cümlelerdir. Bu ilişki genellikle "-se / -sa" dilek koşul kip ekiyle, "ise" ek-eylemi ya da bağlaçlarla sağlanır. Örnek Annem sana baktıkça gençlik yıllarını anımsadığını söylüyor. Sinemaya gideceksin; ancak önce ödevlerini bitir. İstediğin her şeyi alırım, yeter ki sınıfını geç. Git; ama saat on ikiden önce evde ol. Buraya gelirse görüşebiliriz. Karşılaştırma Cümleleri Karşılaştırma, birbirleriyle ilişkili iki varlık, iki kavram ya da herhangi iki şeyi, ortak olan ya da olmayan yönleriyle anlatmaktır. Karşılaştırma cümlelerinde; karşılaştırma ilişkisi "gibi, kadar, daha, en..." gibi bağlaç, ilgeç ve belirteçlerle kurulur. Örnek Haber alma gereksinimini en iyi karşılayan iletişim aracı televizyondur. Hiçbirimiz onun kadar duyarlı ve hoşgörülü değildik. Kendi yaşıtı insanlardan daha genç ve daha diri bir görünüşü vardı. Cümle Tamamlama Kimi zaman bir yargı bütünlüğünden bir sözcük yada sözcük öbeği çıkarılmış olabilir. Yargının anlamsal ve anlatımsal bütünlüğü göz önünde bulundurularak bu eksik tamamlanır. Tamamlanacak ve tamamlayacak cümleler ya da sözler arasında; Anlamsal ilişki doğru kurulmalıdır. Zaman ve kişi yönünden uyum olmalıdır. Cümleleri anlamca bağlamak için uygun bağlaçlar kullanılmalıdır. Örnek İnsanlar bilerek ya da bilmeyerek doğanın dengesini bozuyorlar, sonra aynı doğayı korumak için sempozyumlar düzenleyip, dernekler kuruyorlar; çünkü... Doğanın kendileri için yaşamsal değerini biliyorlar. Yanlış yaptıklarının bilincindeler. Kendilerini affettirmek istiyorlar. Doğayı taklit etmek istiyorlar. Türkçede, cümleler, yüklemlerine, ögelerin dizilişlerine gibi pek çok unsurun ayırımıyla çeşitli türlere olan cümle türleri, bir nevi özet olarak incelenmiştir. Aslen cümle türleri dört ana başlıktan daha fazladır. Lakin, temel konu dört tane olarak belirlenmiştir. Biz, bu konuyu çekirdekten inceleyeceğiz, cümle türlerini açıklayacağız ve daha sonra başlıkların altına konuyla ilgili alıştırmalar yapıp en sona da karışık alıştırmalar yapıp konuyu bitireceğiz. Konu bitiminde alıştırmaların cevaplarını da vereceğiz. Cümle Nedir? Cümle, muhataba bir mesaj iletmek ya da onu harekete geçirmek amacıyla kurulan, anlamlı söz yığınıdır. Cümleyi anlamlı kılan yüklemlerdir. Yüklem olmazsa cümle olmaz. Bu bakımdan her yüklem bir cümledir. Örneğin 1. Eve erken gel demiştim sana. Bu cümlede iki yüklem vardır GEL ve DEMİŞTİM. Bu bakımdan yukarıda iki adet cümle vardır. Peki, GEL ve DEMİŞTİM cümlelerin yüklem olduğunu nasıl anlarız? Cümlede Yüklem Nasıl Bulunur? Yüklem olmazsa cümle olmaz. Aynı mantıkla her yüklem de bir cümle sayılır. Bu bakımdan cümlenin olmazsa olmazı yüklemdir. Zaten yüklem yargı bildiren yegane ögedir. Yüklemin bu özelliklerinden ötürü, kendisini cümle içinde bulmak oldukça kolaydır. Şöyle ki, Yargı olabilecek ögeyi keşfet. O sözcüğü cümleden çıkar. Eğer cümle hala varsa o zaman o çıkardığın sözcük cümle değildir. Ama cümle ortadan kalkıyorsa o kaldırılan öge yüklemdir. Burada dikkat edilmesi gereken ise kelime gruplarını fark etmek. Örneğin bir isim tamlamasındaki tüm ögeleri çıkarmak lazım. Tamlamanın bir ögesini çıkarırsak yine anlam kaybolur. Ama siz kelime gruplarını karıştırıyorsanız kelime gruplarını fark edemiyorsanız direkt cümle var mı yok mu ona bakmalısınız. Yani yüklem olduğundan şüphe ettiğiniz sözcü cümleden çıkardığınız cümlenin anlamlı olup olmadığına değil cümlenin anlamsız olsa bile bir yargı bildirip bildirmediğine dikkat ediniz. Durumu, örnekle yeniden izah etmeye çalışalım Örnek Törpü, dün gece mamasını bir çırpıda bitirmiş. Bu örnekte sırasıyla ögeleri çıkarıp yüklemi bulmaya çalışalım Törpü, gece mamasını bir çırpıda bitirmiş > Cümle hala var. Törpü, mamasını bir çırpıda bitirmiş > Cümle hala bir yargı bildiriyor. Törpü, dün mamasını bir çırpıda bitirmiş > Cümle hala yargı bildiriyor. Gece mamasını bir çırpıda bitirmiş. > Cümle hala yargı bildiriyor. Bitirmiş. > Cümle hala var. Törpü, dün gece mamasını bir çırpıda > Şu an cümle kalmadı. O halde bu cümlenin yüklemi BİTİRMİŞ sözüdür. Cümle türlerini tespit için yüklemi bulmak çok önemlidir. En önemlisi, cümlenin basit mi yoksa karmaşık mı olduğunu ancak yüklem sayısına göre anlarız. Cümle türleri, literatürde farklı görüşlerin sayesinde onlarca dala ayrılmıştır. Yalnız biz, müfredat dışına çıkmadan konuyu TÜRLERİTemel olarak cümle türleri aşağıdaki gibi ayrılmakta. Biz de bu temel ayrım üzerinden konuyu detaylandıracağız. 1. Yüklemin Türüne Göre Cümleler Yüklemin türüne göre cümleler iki başlık altında incelenir İsim cümleleri ve fiil cümleler. Bu cümleler en basit tanımıyla yüklemi isim ya da fiil olan cümleler olarak açıklayabiliriz. Peki bir cümledeki yüklemin isim mi fiil mi olduğunu nereden anlıyoruz? Ya da cümlede yüklemi nasıl anlarız? Cümlede yüklemi nasıl anlarız?Bu konuda daha ayrıntılı bilgi için “Cümlenin Ögeleri” adlı yazımızı okumanızı tavsiye ederiz. Ama daha özet bir bilgi verebiliriz. Yüklem, cümlenin yargısıdır. Yargı olmazsa cümle olmaz. Bu bakımdan cümleden yargıyı çıkardığınızda cümle ortadan kalkar. Tam da bu yüzden yüklemi anlamak, en azından anlam açısından, çok kolaydır. Cümleden, yüklem olduğundan şüphe ettiğimiz sözcüğü cümleden çıkardığımızda cümle ortadan kalkarsa o zaman çıkarılan sözcük cümledir. Cümle, bize bir yargı bildiren, bir hüküm veren sözcük bütünüdür. Yüklem olmazsa, cümle bu işlevlerini yerine getiremez. Örnek Törpü, yataktan aşağıya düştü. Bu cümlede sırasıyla sözcükleri çıkaralım Yataktan aşağıya düştü. >> Cümle var. Törpü aşağıya düştü. >> Cümle var. Törpü yataktan düştü. >> Cümle var. Düştü. >> Cümle var. Törpü, yataktan aşağıya düştü. >> Cümle ortadan kaybolur. O halde DÜŞTÜ yüklemdir. • Cümledeki yüklemin isim mi fiil mi olduğunu nasıl anlarız? Bunun iki yolu vardır aslında. Birisi anlam birisi de biçim bakımdan anlamaktır. Anlam bakımından eğer cümle bir eylemi anlatıyorsa cümle fiil cümlesidir, bir durumu anlatıyorsa isim cümlesidir. Biçim bakımından, yüklem FİİL +ZAMAN + KİŞİ şeklinde çekimlenmişse fiil cümlesi; yüklem İSİM +EK FİİL + KİŞİ şeklinde çekimlenmişse isim cümlesidir. 1. Örnek Hava güneşliydi. 1. Örneğin açıklaması Havanın durumunu bildirdiği ve yüklem bir eylem bildirmediği için bu cümlenin yüklemi olan GÜNEŞLİYDİ de bir isim olduğu için bu cümlede bir İSİM CÜMLESİDİR. 2. Örnek Zülal, güneşleniyordu. 3. Örneğin açıklaması Cümlenin yüklemi “GÜNEŞLENİYORDU” olarak görünüyor. Sözcükten zaman ve kişi eklerini çıkardığımızda geriye kalan GÜNEŞLENMEK eylemidir. Yüklem, fiil olduğu için bu cümle fiil cümlesidir. İsim Cümlesi Nedir? İsim cümlesi, yüklemi isim olan cümlelerdir. Yalnız isimler, kendi arasında 6 kola ayrıldığı için bu kolların hepsi yüklem olabilir. Yani yüklem, sıfattan, zarftan, zamirden, ünlemden ve isimden oluşabilir. Ayrıntılı bilgi için “Sözcük Türleri” adlı yazımızı okuyabilirsiniz. İsim cümlesinde çekim İSİM +ZAMAN EK FİİL+ ZAMAN şeklinde olur. Normal şartlarda dört zaman ve dört dilek kipi yani sekiz adet kip varken isimler yalnızca bunlardan dört tanesini alır. Buna da ek fiil denir. Ek Fiil Nedir?Ek fiil, Türkçede iki görevi üstlenir 1. İsmi yüklem haline getirir. 2. Hâlihazırda çekimli bir fiili, yani bir tek zamanlı olan fiili, başka bir zaman ekiyle çekimleyip başka bir anlam ortaya çıkarmak. Bizi ilgilendiren, ismi yüklem yapma durumu. İsmi yüklem yapan da fiili çift zamanla ifade eden ek fiil, sadece dört zamanı içerir a. Görülen Geçmiş Zaman - dı, - di, -du, -dü, -tı, - tu, -tü, -ti idi b. Öğrenilen Geçmiş Zaman -mış, -miş, -muş, -müş imiş c. Ek Fiilin Şartı -sa, -se ise d. Ek Fiilin Geniş Zamanı -dır, -dir, - dur, -dür, -tır, - tir, - tur, -tür Bu ek her zaman biçim olarak görülmez. İsimlerin yüklem olması için yardımcı fiil gereklidir. Yardımcı fiiller Türkçede etmek, kılmak, olmak gibi eklerin yanında, eskiden kullanılmış ama şimdi kalıplaşmış i-mek fiiliyle de yapılır. İşte, İDİ, İMİŞ eklerindeki İ, bu fiildir. Ama kalıplaştığı için artık bunu farkına varmayız. Örnekler - Dün arkadaşlarımla birlikte kütüphanedeydim. > KÜTÜPHANEDEYDİM; Görülen Geçmiş Zaman - Dün arkadaşlarımla birlikte kütüphanede idim. > KÜTÜPHANEDE İDİM. - Dün arkadaşlarıyla birlikte kütüphanedeymiş. > KÜTÜPHANEDEYMİŞ; Öğrenilen Geçmiş Zaman - Dün arkadaşlarıyla birlikte kütüphanede imiş. > KÜTÜPHANEDEY İMİŞ. - Dün arkadaşlarınla birlikte kütüphanedeysen bugün buraya gelen kimdi? > KÜTÜPHANEDEYSEN; Şart Kipi - Dün arkadaşlarınla birlikte kütüphanede isen bugün buraya gelen kimdi? > KÜTÜPHANEDE İSEN - Kesin, arkadaşlarıyla birlikte kütüphanededir. > KÜTÜPHANEDEDİR; Geniş Zaman - Arkadaşlarıyla birlikte kütüphanede. > KÜTÜPHANEDE. İsim Cümlelerinde Anlam Nedir? İsim cümlelerinin yüklemi, ZARF, ZAMİR, SIFAT, ÜNLEM, SIFAT TAMLAMASI, İSİM TAMLAMASI olabilir. Bu bakımdan bu cümleler bir eylemi değil bir durumu anlatırlar. Bu cümlelerde yine yargı vardır. Bu yargı da ek fiil ve kişi eki alan isimde toplanır. Dikkat edilmesi gereken nokta, ismin yüklem olduğu durumlarda yüklemin birden fazla ögeden oluşabileceğidir. İsim cümlesiyle ilgili örnekler a. Sevgi emektir. b. Hayatta tek bir emel vardır, o da çalışmaktır. c. Gördüğüm en güzel kızsın sen. d. Üretmeyen tüm ülkeler, köle kalmaya mahkûmdur. Fiil cümlesi Yüklemi, fiil olan cümlelerdir. Cümle, bir eylem bildirir. Bu eylem, ek fiil de alabilir. Ama bu ek fiil, isim cümlesinde olduğu gibi tek bir zaman anlamı taşımaz. Çift katmanlı bir eylem oluşur. Bu eylem de yalnızca zaman bildirmez. Başka anlamlar da verir. Bu duruma dikkat etmek gerekir. Örnekler • Aramızda iyi şeyler olabilirdi. • Yormasaydık gönlümüzü karanlıkla. • Doğruyu söylemelisin. • Hiç mi mutlu olmadık seninle? • İçimizde çiçekler açabilirdi. • Geldim, gördüm, gidiyorum. Fiil cümlelerinde, bazen deyimler ya da kalıp sözler yargı olabilir. Bu durumda, fiil cümlesi de olsa yargı bir söz grubundan oluşmuş olur. Bu duruma dikkat etmeliyiz. Örnekler • Ben asla bunları hak etmedim. • Her ne kadar dinlemek istemesem de söylediklerine kulak misafiri oldum. • Yaptıkların için çok teşekkür ederim. • Yine düşünceler dalmıştık. • Bana yalan söylediğini öğrenince küplere bindim. Uyarı Her iki cümle türünde de sesteş dediğimiz, yazılışları aynı ama anlamları farklı sözcüklere dikkat etmek gerekir. Anlama bakmadan, bu cümlelerdeki sesteş yargının isim mi fiil mi olduğunu anlamak imkansızdır. 2. Yüklemin Yerine Göre Cümleler Her yüklem bir yargı, yani cümlenin temelini oluşturan ve cümleden çıkarılınca cümlenin kaybolduğu ögelerdir. Ama yargı yani yüklem, her zaman cümlenin sonunda olmaz. Başında ya da ortasında olduğu gibi cümlede yüklem hiç olmayabilir de. Yüklemin yerine göre cümleler adlı başlık da bu konuyu işlemektedir. Bu konuyu farklı kaynaklarda ögelerin dizilişine göre cümleler diye de görmekteyiz. Kurallı Düz Cümleler Bu cümleler, klasik, özne – tümleç – yüklem dizilimindeki cümlelerdir. Yani yüklem sonda olur. Örnekler • Bugün sana geleceğiz. • Seninle birlikte olmaktan keyif alıyorum. • Yazı yazmaktan sıkıldım. • Burası tıklım tıklım doluydu. • Yediği her şey abur cuburdu. • Yarın doğum günümü mü kutlayacaksınız? Devrik Kuralsız Cümleler Bu cümlelerde, yüklem sonda olmaz. Başta ya da ortada olabilir. Örnekler • En güzel kadınsın gördüğüm sen. Sen, gördüğüm en güzel kadınsın • Garip bir his, dans etmek. Dans etmek garip bir his • Yok, yerim yurdum Yerim yurdum yok. • Yine sevebilirim seni. Seni, yine sevebilirim • Gördün mü olanları? Olanları gördün mü? • Korkma ! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak. Korkma! Bu şafaklarda yüzen al sancak sönmez Eksiltili Cümleler Bu cümlelerde, cümleyi cümle yapan unsur olan yargı yoktur. Cümlenin bağlamından yüklem var gibi algılanabilir ama somut olan yani gözle görülen bir yüklem yoktur. Ayrıca eksiltili cümlelerin sonuna üç nokta … konur. İki nokta .. konmaz ki zaten Türkçede bu şekilde bir işaret yoktur. Eksiltili cümleler, genelde şiir dilinde ve edebî eserlerde görülür. Örnekler • Gün sonu yorgunluğumuz için… • Ne dert ne keder… • İşte âşık olmak, işte sevmek, işte aşk için deli olmak… • Yüreğimin getirdiği her şey… 3. Anlamına Göre Cümleler Burada, cümlelerin öge dizilişlerinin bir önemi yoktur. Bu durum, cümledeki duyguya ve yargıya göre bir sıralamadır. Bu şartlar doğrultusunda anlamına göre cümleler beş başlıkta incelenir. Aslen, bu başlıklar çok daha fazladır lakin lise ve dengi okullarla konular bu başlıklarla sınırlandırılmıştır. Olumlu Cümleler Bu cümlelerde, cümlenin temeli olan yüklem yani yargı, gösterdiği işi gerçekleştirmiştir. Ek bazında –ma, -me ve –maz ile –mez eklerini; “yok” ve “değil” olumsuzlaştırıcılarını almaz. Uyarı Yargı, cümlenin temelidir. Yani yüklemdir. Yüklem, isimse farklı fiilse farklı olumsuzlaştırıcı ekler / sözcükler alır. Olumlu cümlede, eylemin gerçekleşip gerçekleşmediğine bakarız. Ahlakî açıdan eylemin doğru olup olmadığına bakmayız. Örneğin “Hırsızlık yaptı” cümlesi olumlu bir cümle, “Hırsızlık yapmadı” cümlesi olumsuz cümledir. Aynı keza yüklemin devrik ya da düz olması da cümleyi olumlu veya olumsuz yapmaz. Örnekler • Üretmek güçtür. • Evde, herkes sağlıklı beslenmeye, spor yapmaya başladı. • Türk askeri cesurdur. • Sanatsız kalan toplumun hayat damarlarından birisi kopmuştur. Atatürk Olumsuz Cümleler Olumsuz cümlenin tersine, yargı gerçekleşmemiştir. Ek bazında –ma, -me ve –maz ile –mez eklerini alır. Eğer yargı isimse “değil” ve “yok” olumsuzlaştırıcılarını alır. Uyarı Bir cümlede iki tane olumsuzlaştırıcı varsa o cümle anlamca olumludur. Bu bakımdan bahsi geçen olumsuzlaştırıcılar bir tane olmalıdır. Örnekler - Buraya gelme - Kalemim yoktu. - Benim seçtiğim model bu değildi. - Fazla bekleme, bu saatten sonra buraya gelmez; soğuk alma daha fazla. Uyarı Bir cümlede iki adet olumsuzlaştırıcı ek ya da sözcük varsa, o cümle yapı bakımından olumsuz ama anlam bakımından olumludur. Örnekler • Seni fark etmiyor değilim. Seni fark ediyorum anlamına gelir. • Sana iyi haberlerim yok değil. Sana iyi haberlerim var anlamına geliyor • Bu zamana kadar yaptıkların görmüyor değiliz. Görüyoruz anlamına gelmektedir Uyarı Bir cümlede hiçbir olumsuzlaştırıcı olmadan sadece bağlaçlarla anlam olumsuz olabilir. Bu tür cümlelere yapı bakımından olumlu anlam bakımından olumsuz cümleler denir. En çok “ne …. ne” bağlacı kullanılır. Örnekler - Ne yardan ne serden geçerim. - Ne sen sor ne de ben söyleyeyim. Şart Cümlesi Bir cümlede iki adet yargı vardır. Fakat, bir yargının oluşumu, diğer bir yargının gerçekleşme şartına bağlanmıştır. Bazen, cümlelerde, şart bildiren kısım tek bir sözcükten oluşan sözcükler de olabilir. Şart kipi olan –sa / -se eki isme de gelse fiile de gelsen şart anlamı verir. Şart cümlelerinde de iki adet yargı olduğu için bu yargılardan birisi şart kipini alır ve cümlenin şart kısmını oluşturur; diğer kısım ise sonuç kısmını teşkil eder. Örnekler • Buraya gelirsen / anlaşabilirsiniz. > 1. Cümle Şart, 2. Cümle Sonuç • Eğer o sensen / başımıza çok büyük çorap ördün demektir. > 1. Cümle Şart, Sonuç • Hemen karar verirdin /eğer yerimde olsaydın. > 1. Cümle Sonuç / 2. Cümle Şart • Bunu sen yaptıysan / söyle. > 1. Cümle Şart, 2. Cümle Sonuç Ünlem Cümlesi Duygu bildiren cümlelerin sonuna ünlem işareti konur. Heyecan, şaşkınlık, kızgınlık, tedirginlik, seslenme… bildiren cümleler hem ünlem cümlesidir hem de bu cümlelerin sonuna nokta değil, ünlem işareti konur. Örnekler - Buraya neden geldin ki ! - Okuduğum en etkileyici kitaptı ! - Seni gördüğüme çok sevindim ! - Ey Türk Gençliği ! Birinci vazifen Türk istiklalini ve cumhuriyetini ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir. Soru Cümlesi Soru cümleleri, muhataptan yani cümleyi ilettiğimiz kişiden bir dönüt yani cevap beklediğimiz cümlelerdir. Bu bakımdan sonuna soru işareti konur. Soru cümlelerinde bazen soru anlamlı olan ama cevap beklenemeyen sözde soru cümleleri olabilir. Sözde soru cümlelerinin sonuna nokta, ünlem ya da soru işareti konulur. Örnekler - Bunu yaparken beni hiç mi düşünmedin? Sözde soru cümlesi, amaç cevap almak değil - Buraya nasıl geldin? Gerçek soru cümlesi - Güzel mi güzel bir kız geldi bugün buraya. Sözde soru cümlesi, amaç cevap almak değil - Burada oturan yaşlı adamı görüyor musun? Gerçek soru cümlesi 4. Yapısına Göre Cümleler Bu başlık altında incelenecek cümleler, yargılarına göre sınıflanacaktır. Yargı, cümlede alıcıya iletmek istediğimiz asıl mesajdır. Ama her cümlede bir tane yargı olacak diye bir kural yoktur. Bir cümlede birden fazla yargı olabilir. Bunun yanı sıra bir cümlede tam olarak yargı bildirmeyen, yargıcık ya da cümlecik adı verilen fiilimsiler olabilir. Bu başlıkta, bu tür cümleleri sınıflandırıp inceleyeceğiz. Yalnız dikkat edilmesi gereken önemli bir durum var Bir cümlenin uzun ya da kısa olması o cümlenin basit, karmaşık ya da birleşik olduğunu göstermez. Mutlaka, cümlede kaç yargı olduğuna bakılmalı ve fiilimsi olup olmadığı kontrol edilmelidir. Basit Cümleler Bu cümlelerin yapısında fiilimsi ya da birden fazla yargı yoktur. Bir yargıdan oluşan cümlelerdir. Örnekler - Buraya otobüsle geldim. - Yarın okullar açılıyor. - Evde yemek kalmamış. - Türkiye’de, her yerde üniversite açılıyor. Birleşik Cümleler Bir cümlenin birleşik olmasının iki şartı bulunur “Cümlede fiilimsi olması” ve “Cümlede iki adet yargı barındırması”. Başlıklar, bu şartlara göre sınıflandırılır. Girişik Birleşik Cümleler Bu cümlelerin içinde bir yargı olmasına rağmen fiilimsi vardır. Filimsiler, cümlede ufak da olsa yargı sağladıkları için içinde fiilimsi olan cümleler, birleşik cümle kategorisine girer. Kaç tane fiilimsi olduğunun bir önemi yoktur. Bir tane de olsa birde fazla da olsa hepsini girişik birleşik cümle başlığı altında değerlendiririz. Örnekler • Gülerek, eğlenerek geçer bu hayat. • Okumak, kendinize yapacağınız en önemli iyiliktir. • Çalışmaktan daha önemli bir işin mi var? Sıralı Birleşik Cümleler Bu cümlelerde, iki yargı bulunur. Bu iki yargı ise birbirine virgül ya da noktalı virgül ile bağlanmaktadır. Örnekler • Geldim, gördüm, gidiyorum. • At ölür, meydan kalır; yiğit ölür, şanı kalır. • Evde bir şey kalmamıştı, ben de markete gittim. Bağlı Birleşik Cümleler Burada da tıpkı sıralı birleşik cümlede olduğu gibi iki ya da daha fazla yargı vardır. Ama bu yargılar bağlaçlarla birbirlerine bağlanırlar. Örnekler • Geldim de görebildim. • Seni özledim ve seni artık daha fazla özlemek istemiyorum. • Bilsen de bilmesen de yara bere içinde bu yollardan geçeceksin. Ki’li Birleşik Birleşik Cümleler Bu cümlelerde, Farsçadan dilimize geçen “ki” bağlacı, iki yargıyı birbirine bağlamak için bağlama görevinde kullanılacaktır. Uyarı Türkçede üç adet “ki” vardır. Bunlardan bir tanesi bağlaç, kalan ikisi de ektir. Ek olanlar şunlardır - Sıfat Yapan “ki” İsimleri sıfat yaparak sıfat tamlaması oluştururlar. - Aitlik Anlamı Veren “ki” İsimlere ya da zamirlere gelerek onlara aitlik anlamı verirler. Örnekler - Öndeki arabayı takip et. Sıfat Yapan “ki” olarak kullanılmış. Burada da sıfat tamlaması “öndeki araba” - Seninkiler gelmiş ama benimkiler hala gelmedi. Çok acıktım. Buradaki “ki” ekleri, “sipariş” isminin yerine geçerek aitlik anlamı veren “ki” görevinde kullanılmışlardır. “ki” atılmak istense cümle şu şekilde olmak zorundadır Senin siparişlerin gelmiş ama benim siparişlerim hala gelmedi. Çok acıktım Örnekler • Gördüm ki gitmek istiyorsun. • Özgür ol ki hayatın altın kafesten daha değerli olduğunu anla. • Bir baktım ki babam evden çıkmış. İç İçe Geçmiş Birleşik Cümle Bu tür cümleler, doğrudan aktarma cümlelerinde görülür. Yani, bir kişinin söylediği cümleyi, bir başkasına aynen aktardığımız cümlelerdir. Bu tür cümlelerde, aktarılan konuşma ya tırnak işareti içinde gösterilir ya da konuşmanın bittiği yere virgül konur. Aktarma cümlelerinde iki ya da daha fazla yargı bulunur. Genelde “dedim, dedi, diyor, söyledi, söyleyecek” gibi söylemek ve demek fiilinin çekimleri yargılardan bir tanesini oluşturur. Örnekler • Annem “Yemek yemedim daha” dedi. • Tamircimiz bu araba adam olmaz, dedi. • Söyledim sana “Benden adam olmaz” diye.

olumlu veya olumsuz cümlelerin sonuna ne konur