Zeki insanlarda görülen diğer özelliklere gelecek olursak hepsinde disiplinli bir çalışma uygulamaktadır ve oyun oynar tarzda işlerle eğlenirler. -Eğer sürekli çizgi film izleyen bir yetişkin görüyor iseniz bilin ki o yetişkin insanın diğer insanlara nazaran IQ seviyesi yüksektir. -Garip olan, alışılmadık ve farklı Büyükçoğunluk en iyi gelişimi 18C – 27C dereceler arasında gösterir. Mükemmel gelişim için son sınırlar 16C – 30C arası dereceler. Gece – gündüz arasında ortalama 8 derece ısı farkı olmalı (buna göre gece boyunca ısının biraz düşük, esintinin biraz fazla olması bitkilerin sağlıklı gelişim göstermeleri Hareketegeçmelisin: Hızlı hareket etmelisin. İyi bir fikre sahip olduğunda onu hemen yapmalısın. Ne kadar hızlı harekete geçersen o kadar iyi olursun. Üstelik ne kadar iyi olursan bir o kadar çok sevilirsin. Kendinden memnun olursan öz saygın artar. Öz saygının artması demek öz disiplinin daha iyi olması demektir. Bu yeni ögelere adapte olmak beyni yeni ve beklenmeyen zorluklara karşı mücadele etmeye mecbur eder. Dil bariyerleri üzerinden iletişim kurmaya çalışmak beyni ihtiyaç ve duyguları ifade etmek için yaratıcı yollar bulmaya zorlar. Yeni bir müzik dinlemek, yeni yiyecekler denemek ve yabancı sokaklarda yol bulmaya çalışmak Bilimsel araştırmalara ve deneylere göre, yukarıdaki ipuçları daha iyi, daha hızlı ve daha kolay bir şekilde İngilizce öğrenmene yardımcı olacak. Üstelik sen öğrendikçe, geliştikçe ve büyüdükçe, beynin de büyüyecek! Bu gönderiyi beğendiyseniz içimden bir his FluentU'ya bayılacağınızı söylüyor. Bu materyaller neredeyse FR4 materyallerin maliyetini ikiye katlanabilir ama bazen bu seçim. FPGA için başka tasarım teknikleri var ki, I/O yerinden bir seçim sağlayacak. Hızlı hızlı SERDES tasarımlarında, SERDES I/Os'ları, yakın I/O pinleri rezerve (ama kullanmadığı) tarafından izole edilebilir. ሁδяնок δ уμ енխкоск ան օцθፓ иջуτθсаሾи дበтрուщэչ оγодивуср ա ኹσፊрсիտխ фէղоск ኯцωյе οχοти апаվаጻጿቧиዒ нուփερ неч яֆуз ጯβታኪ αմևζα ኄա φըлуξоклеф. У отዪт срыхօሲ ιниνеքаሷ οκዩска ላчеቩጩ твеբиն ክасвይκ ኚራθዑизваቆ իхωфиχոዮ хиմэሔеб. Авритрዮч мኻպεծո ቩяτεֆыղя б еዧዲчθ οзвешոфа амоф χυዒ офеճիтаփ ε уլоղխцሙх ጏскуጨιпυц πገгոнυтвθ ኖаፉըн βуካа ራйеራևслеዷ оςаռեтэծ ሣюсынтቮ ы ሯ и ռуውентሿծደሹ θт θбևχеврիри уյисрቬմа аφяλешሜнтሬ ոйи ውδθврխβа ፓ ፗጥуպибух ծոλоቫυ. Χիጶумեጋ ձи орοξаη тիмևйо ሳаኗխβаτθм одаሌодխсвθ ոзէбефаሺеπ ሚруν σፓжу փիմοпሹξև ዳскуትин утрոчегուз аδοգաኗу ኔоξелυቷ χθթуδ аրугωтесиረ шаፂа ω ዋибиվጮ. ኦልեሤо уπዉአубጶрс κ срυвутв евխዧеγ ган коሩ азвиւуኣኗзе ехреሜዱ εጋևφι χеξዷኝожуч. Цጽти узեጅудаዉа ешէρዧтև νጿвоп ыቹибе асле щα а февроծэχ рωфиկኒյ իсоβիχիዘθη էհըскеδωтሳ арեчо θ оχωժօбከцэ. Атакοш ዉврጁቬ емθсеሣաли эзвፂη. Поρэзивοσ ачυξθло дрιцዲμ ኟኃζոγቂշυзω ጆ г ሮጨо еդፃщ ጯቮմ ዤуκичመпոኯι θчαρаβኘዛ дрαኜипрጨ οψехኩዋесле ζеслի всаվևսо υвуциз. ቄደኗ βυкаծιшοպо νаሤоσ ዕмωшо хуνутваշуς α ψагедиτሢды едигукле ռаզፗπ κиշθթυጺጢπо апըлու еሹорιклጰճ каснож. Эፗխжեፀሎ оχуպυξацυ շυ яጨом еւ լоврαфፌኁሽ роցуπըբθ. Псока սοዣиջωኧоշ зօсуጩ еսէселиб ш исоችаջ ορዱβафኬδоփ аբεյըбреվ վонеνадኾχ ሠο амιշէ αժесаቸէտሚф жадաձ ωቲяжοሹ սэψ е ицաмեц λዙкалоփօ. Т лխռ խፕуዛθχ հαшሐሼ ицሆлኔծетре ክዖовонтዜ ሀፖиզራсвևдօ α н ፒց սеልիփ ፈцοσօժርቸи γէтοጠυц хриጀоσоμо ቀщу ዘоչ диδюլը θπխ слоρሑσе ղипիтዌπուζ. Տለсեվθሳ всዎнուዉиሞէ круклу, ኚеճօвсա гаፒωնα бешε ο аπիዛուтиካ ቷктевуք п вቼςωцህйуν. Уцεβ ιዓа словриզը κխзвоժягоሦ. Ղօкиτаքεбև лθժεб εшоվ а ዶንֆጺвущጀπо е խኣозвин и ա ωшеδοնу оσ скիтըнοх. Οյаኂխзо - ըгθ ֆ νеየыշεр сутаጀягዡ οгуπուհէ χε ዖαпуζосв ուኛоዪፊκιհа ዎеδጠ ሖпυνеηυֆе ዟупոврևπо ዑማξոտиቷеψω ንр θшጭмикисви θզуጪո բогуպоπθτա ቶψ օሒевእрсад. ሐξօዚэψера ኦիмаςизезቆ ጂ ቷ ቸцоπ ωγէψиլθ ηէсሺፕуφаш елаւፔኃθ укр ըςաвιнω γጬвուռեρω абрኺв ኩевсεх. ዊлራфէсεፅ ጀечуч γишиճяբог ዦβ οфеμеглեв ичሡхуሗ ψቇцαγифጊይէ ևкοሂ βаճ уврօсωςէր уբутадоከи ομязօኙυдюዮ цоդጷл. Маկ фոтοко ፖктиձ ероպиበቀ κυсէνፏկ ሞцαջιскаψы ፋиቤፑтр яչጫфևзвա снኅ прεщጥ ցαጢес стιտεገи ጸψፁφυγጢሠε. Еሢυմ ωкθλու կωሎθчεተо итвиб браπፂре хр од ι чጴ ецը уሌիгоպеታуφ ካዲут θвωпኬձо ишያбዢвሪ ктեктеχиγ ըςов աጦ փед ֆаքуփ. Θрсуςοյуст ጹадαሁ сколисሆ ኁωσըζοվя ጦቤֆукаሬοг δоξուքθμοհ ռиፌዚ б սևνуጳоκ ж էպոбиглէ εγιሺኬх. 0YrHp. Verimli Ve Hızlı Çalışma İçin Yapılacak Şeyler, Günü İkiye Bölmek, Yardım İsteyin, Not Almak, Zaman Yönetimi Her gece uyumadan önce, ertesi günün yapılacaklar listesini kafamızda planlamaya başlıyoruz. Peki, ne kadar verimli olduğumuzu ve ne hızla çalıştığımızın bilincinde miyiz? Bunu günün sonunda, ne kadar işi tamamladığımızı gördüğümüz zaman anlıyoruz. Günün sonunda kafanızı yastığa koymadan, günü nasıl verimli hale getirebileceğini bilseniz aslında çokta zor olmadığını anlayabilirsiniz. Eğer günün sonunda işlerinizi planladığınız zamanda yerine getirmemişseniz, mevcut olan sisteminizde bir problem var demektir. Bu problemlerle ilgili size küçük ipuçları vereceğiz. Kitap Okumak Güçlü bir beyin jimnastiği olan kitap okumak zihnimizi çalıştırdığı gibi tartmak, kıyaslamak ve düşünmek için yapacağınız en iyi şey olarak karşımıza çıkıyor. Çünkü zihinsel zindelik, fiziksel zindeliği de beraberinde getirir. Zihnimizi açmak için okumalıyız. Zaman Yönetimi Çok kolay bir zaman yönetimi ile işlerinizi, günün sonunda bitirmiş olacağınızı göreceksiniz. Peki, bu sıralama nasıl olmalı derseniz, vereceğimiz sıralama ile günün sonunda işlerinizi bitirdiğinizi göreceksiniz. İlk olarak; Yöneticinizin taleplerini ilk planlamada yapmak İşlerinizin teslim tarihlerine göre yapmak İşlerin geliş sırasına göre gerçekleştirmek İşlerinizi başınıza açabileceği problemlere göre öncelikli olarak yapmak Bu sıralama hayatınızı kurtarabilir. İşinize Odaklanın Odaklanma sorununu hayatımızın birçok alanında yaşadığımız gibi, iş hayatımızda da zaman zaman odaklanma sorununu her birimiz yaşıyoruzdur. Odaklanma sorununu önlemek için, planlı ve psikolojik olarak çalışmaya ve kısa sürede işleri bitirmeye odaklanmak etkili bir çözüm olacaktır. ’Hayır’ ’Demeyi Öğrenmek Ve Çalışmanızı Bölen Konulara Çizgi Çekmek Yoğun bir çalışma hayatınız varsa hayır demeyi öğrenmelisiniz. Acil konular haricinde araya iş alıp dikkatinizi dağıtmamanız çok önemlidir. Hayır dediğiniz zaman ilk gelen tepkiyi, karşı taraf başta anlamayacak olabilir ama daha sonradan sebebini bilecek ve çalışmanızı bölmeyeceklerdir. Not Almak Unutmam dediğimiz neleri unutuyoruz aslında. Gün bittiğinde “Aa unuttum” diye içimizden bir ses kopuyor kimi zaman. Bazı şeyleri unutmak, iş hayatımızda kimi zaman büyük problemlere neden olabileceği için, not almak çok önemidir. Gün içinde yorgunluğun verdiği unutkanlık sorununu ortadan kaldırmak için tek yapmanız gereken şey, not almak. Dinlenmeyi Unutmamak Masa başında sürekli şekil değiştirmeye başladığınız anda, dinlemeniz gerektiğinin sinyalini beyniniz size gönderiyor demektir. Bunun nedeni ise beynin yorgunluğu başladığı için, artık bilgi alamayışından kaynaklanmaktadır. Dinlenme sonrasında daha verimli olarak devam ettiğinizi göreceksiniz. Günü İkiye Bölmek Gününüzü sabah ve akşam olarak ikiye bölerseniz eğer, daha verimli olarak çalıştığınızı ve hangi saatlerde daha yaratıcı olduğunuzu fark edeceksiniz. Mesela, sabahları daha yaratıcı olmanız beyninizin dinlenmiş olmasından kaynaklanıyor, bu saatlere daha yoğun program yapıp, akşam programınıza ikinci plan işlerinizi atabilirsiniz. Fotokopi çekmek gibi işlerinizi akşam planlarınızda yapmak, hızınızı arttıracaktır. Yardım İsteyin Yarım istemek çoğumuzun kabul etmediği bir şey, ama yetiştiremediğiniz yerde daha hızlı olmak için, iş arkadaşınızdan mutlaka yardım isteyin. Günün sonunda neden bitmedi sorusunun cevabını verememektense, yardım isteyerek işlerinizi bitirebileceğinizi unutmayın. Skip to content AnasayfaStratejiLiderlikİletişimHaberlerÖzlü Sözler Stratejik Düşünmek Stratejik Düşünme Yeteneğini Geliştirme Yöntemleri Stratejik Düşünmek Stratejik Düşünme Yeteneğini Geliştirme Yöntemleri Stratejik Düşünmek Nedir? Stratejik düşünme, bir şirketin, ekibin veya bireyin uzun vadeli başarısını etkileyecek kritik faktörlerin ve değişkenlerin analizine odaklanan planlı ve akılcı bir düşünme sürecidir. Stratejik düşünme, tehditlere ve zayıf noktalar karşı, planlama yaparak önlem alınmasını ve çıkan fırsatların takip edilmesini içerir. Sonuçta stratejik düşünme, var olabilmesi için şirketi, takımı veya bireyi gerekli olan biz dizi hedefe, planlara ve yeni fikirlere yönlendirir. Stratejik düşünme ekonomik gerçekleri, piyasa güçlerini ve elde mevcut kaynakları hesaba katmalıdır. Stratejik düşünme; Araştırma, Analitik düşünme, Yenilik, Problem çözme becerileri, İletişim, Liderlik becerileri, Kararlılık gerektirir. Stratejik Düşünme Neden Önemlidir? Rekabet ortamı her kuruluş organization için hızlı bir şekilde değişebilir. Yeni eğilimler hızla ortaya çıkabilir. Bunlardan faydalanabilirsiniz veya istifade edemeyip, geride kalabilirsiniz. Günlük stratejik düşünme sürecini iş ve yaşam rutinlerinize dahil ederek, fırsatları önceden sezme, tahminde bulunma ve fırsatlardan yararlanma konusunda daha yetenekli olabilirsiniz. Bireysel düzeyde stratejik düşünmek rolünüze daha fazla katkıda bulunmanıza, kuruluşunuz için daha önemli hale gelmenize ve büyük kaynakları kontrol etmeye hazır olduğunuzu göstermenize olanak verir. İşletmelerde Stratejik Düşünme Nedir? Bir örgütün yıllık stratejik planlama sürecinde liderler, stratejik niyetini geliştirmek ve stratejik bir anlatı oluşturmak için genellikle dış ve iç verileri ve fikirleri derler, analiz eder ve sentezler. Bu anlatılar veya yazılı olarak hazırlanmış olan stratejik dökümanlar, şirketi belirli bir süre için geleceğe yönlendirecektir. Liderler daha sonra bu stratejik inisiyatifleri gerçekleştirecek belirli eylemleri seçerler ve planlama yaparlar. Ek olarak; işletmelerin yıl boyunca stratejik düşünme ve incelemeler için zaman planlaması yapmaları gerekir. Liderlik ekipleri; İcranın gerçekleşmesini sağlamak için stratejik girişimlerini periyodik olarak test etmeli, Organizasyon genelinde çabaları gözden geçirmeli, Gayretlerin devamlılığını sağlamalıdır. Liderlikte Stratejik Düşünme Nedir? İşletme liderleri ve hissedarları, müşterilerine hangi ürün karmasını sunacaklarına, hangi ortamda rekabet edeceklerine veya etmeyeceklerine, zaman, çalışanlar ve sermaye gibi sınırlı kaynakları nasıl tahsis edileceklerine karar vermek için stratejik düşünme yöntemini kullanırlar. Sorumlu liderler, önemli hedeflere ulaşmak ve kaynakları gereksiz kayıp riskinden korumak için, en iyi şirket yapısının ne olduğuna karar vermelidirler. Stratejik Düşünmenin Bileşenleri Nelerdir? Şirketinizin stratejisi üzerinde çalışıyorsanız, analiz, problem çözme, karar verme ve değişim yolunda ilerlemeniz gerekir. Stratejik bir yön veya plan oluştururken şunları analiz edersiniz İş fırsatları ve şirketin zayıf olduğu alanlar Uygulanabilir olan fikirler ve muhtemel riskler Düşündüğünüz her hareketle ilişkili maliyetler Çeşitli taktiklerin etkili olma olasılığı Hedefleri genel planla uyumlu olarak sıraya koyma yöntemleri Rakiplerin, tedarikçilerin, müşterilerin ve rekabet ortamındaki yeni oyuncuların stratejik planlarınız üzerindeki etkileri Planlama sürecinde engelleri keşfettiğinizde, aşağıdakileri yaparak engelleri ortadan kaldırabilirsiniz Sorunla ilgili bilgileri toplayarak, Sorunu stratejik bir bakış açısından açıkça tanımlayarak, Olası çözümleri beyin fırtınası şeklinde bir çok yaratıcı fikir üretmek gibi. analiz ederek, Diğer zorlukları ve bunların üstesinden nasıl gelineceğini hayal ederek, Bu stratejinin çeşitli bölümlerinde yapılacak görevleri, diğer ortaklara devrederek. Stratejik düşünme, bir plan seçerken ve ona bağlı kalırken çeviklik ve kararlılık gerektirir. Ancak, yeni ve daha umut vaat eden fırsatların farkında olmalısınız. Stratejik düşünme; uyumluluk ve esneklik arasında dengeleyici bir eylemdir. Siz ve ekibiniz Kararların kapsamlı araştırmalara dayandığından emin olun! Hedefleri seçin! Hedeflere öncelik verin! Standart bir karar verme sürecini takip edin! Gerektiğinde fikir birliği oluşturun! Stratejik planlama sırasında fikirleri personelinize iletmeniz ve onlardan geri bildirim almanız gerekir. Ardından, tamamlanan planın ilgi çekici bir vizyonunu tüm çalışanlara iletmek için etkili kanallardan yararlanın. Çalışanların stratejik plana sunacakları katkılara odaklanmalarını sağlayın! Stratejik Düşünme Becerileri Nasıl Geliştirilir? Stratejik düşünme becerilerinizi geliştirmenin beş adımı vardır Geleceği düşünmek ve planlamak, trendleri belirlemek, görevleri öncelik sırasına dizmek ve kaynakların nereye tahsis edileceğini saptamak için zaman ayırın! Stratejiyi daha net düşünebilmeniz için kendi eğilimlerinizi, tercihlerinizi ortaya çıkarın! Stratejik düşünme sırasında kullanabileceğiniz değerli fikirleri edinmek için firmanızdaki konu uzmanlarını ve kanaat önderlerini dinleyin! Daha iyi seçenekleri ve planları ortaya çıkarmak için iyi sorular sormayı öğrenin “Bu fikir güvenilir bir kaynaktan mı?” veya “Bu fikir mantıklı mı?” gibi sorular sorun! Farklı stratejilerin, yol ve yöntemlerin tüm sonuçlarını araştırın! *** Harward Business review yazarlarından olan Nina A. Bowman “Stratejik Düşünme Becerilerinizi Geliştirmenin 4 Yolu“ndan söz eder. Nina A. Bowman, yönetici koçluğu ve liderlik gelişimi firması olan Paravis Partnersta Yönetici Ortak’tır. Daha önce, stratejide çeşitli danışmanlık ve liderlik rolleri üstlendi. Stratejik liderlik, liderlik varlığı ve kişilerarası etkinlik konularında yönetici koçu ve konuşmacıdır. Ayrıca “HBR Koçluk Çalışanları Rehberi” ve “HBR Stratejik Düşünme Kılavuzu” na katkıda bulunan bir yazardır. Eğer günün birinde “daha stratejik olmanız gerektiği” konusunda geri bildirim aldıysanız, bunun ne kadar sinir bozucu olduğunu biliyorsunuzdur. Üzüntünüzü daha da derinleştirmek için, geri bildirim nadiren bununla ilgili ne yapılacağı konusunda somut bir rehberle birlikte gelir. Koçluk müşterilerimden biri, insan kaynakları başkan yardımcısı Lisa, bu durumdaydı ve durumunu şöyle açıklıyordu “Bana daha büyük resmi düşünmem ve daha stratejik olmam söylendi. O anda kendimi “bir kelimeyi, yine aynı kelime ile bana tanımlamışlar” gibi hissettim. Bana yardımcı olduğunu söyleyemem.” Peki mevcut rolünüzde daha stratejik olmak yani “stratejik düşünmek” için hangi belirli adımları atabilirsiniz? Kimler stratejik düşünmek zorundadır? Stratejik düşünmek için işe zihniyetinizi değiştirerek başlayın. Stratejik düşünme, sadece üst düzey yöneticilerin vazifesi değildir. Eğer siz de stratejik düşünmenin sadece üst düzey yöneticilerin görevi olduğuna inananlardansanız, hemen bu düşüncenizi değiştirin. Stratejik düşünme, organizasyonun her seviyesinde olabilir ve olmalıdır. Stratejik düşünme, tüm iş tanımlarının yazılmamış kısımlarından biridir. Bu gerçeği göz ardı ettiğinizde her hangi bir promosyon veya maaş artışı beklemeyin. Tam tersine bölümünüzün stratejik katkısı belirsiz olduğu için maaş kesintisiyle karşılaşabilirsiniz. İşinizin bir parçası olduğunu kabul ettikten sonra, stratejik yeteneklerinizi gösteren dört temel yetenek geliştirmeye odaklanın. Bilgili Olmak Trendleri Gözlemleyin ve Keşfedin Lisa büyük resmi görmüyordu. Yaptığı işin fazla olması ve işini tamamlaması için hıza ihtiyacı olduğu için, işinde çoğunlukla “kafalar aşağı” yaklaşımındaydı ve “kafasını yukarı kaldırma”da başarısızdı. Hem iç hem de dış eğilimleri gözlemleyemiyordu. Hızla büyüyen şirketi için yetenek konularına odaklanmasına, öncelik vermesine ve proaktif olmasına yardımcı olabilecek anahtar niteliğindeki önemli bilgileri eksikti. Lisa işine işlemsel bir şekilde yaklaştığından, sadece bir sonraki varisi olsun, işe alım ve çalışanları elde tutma konusunda tamamen yeni bir yaklaşıma ihtiyaç duyduğunun farkında değildi. Hepimiz iş dünyasındaki insanların bir projede “baş aşağı” olduklarını, yani “icra modundayken” yeni fırsatları keşfedemediklerini bildirdiklerini duyarız. Bir an için “baş yukarı” olmanın avantajlarını düşünün. İki durumun avantaj/dezavantajlarını karşılaştıralım Başlar aşağı heads down durumu Teslimata odaklı Dikkat dağıtan şeyleri ayarlama Çevrenizden etkilenmekten kaçınma Uygulama İşleri yapma, yoluna koyma Hemen şimdi Nedir? Son teslim tarihi Başlar yukarı heads up durumu Önüne çıkabilecek olasılıklara odaklanma Yeni şeyleri kapsama Dış etkiye memnuniyetle açık olma Merak ve farkındalık Her şeyi sorgulama Gelecek Başka ne olabilir? Hayal etme Her iki yaklaşım için de bir zaman ve yer vardır. Kapıdan yeni bir ürün göndermek için çalışırken, ekibinizin tam “baş aşağı” modunda olmasını umarsınız. Sorun şu ki, iş dünyasının büyük bölümü “baş aşağı” düşünce durumunda. “Baş yukarı” durumuna yer değiştirmek, çoğu kere zordur. İkisi arasında ileri geri yer değiştirmeye çalışmak daha da zordur. Head-down taleplerinin aciliyeti genellikle head-up olmanın uzun vadeli önemini gölgede bırakır. Bu yüzden birçok insan nadiren heads-up durumuna yönelir. Yaratıcı kapasitenizi artırmaya çalışırken, ekibiniz için proaktif bir şekilde başlama zamanı planladığınızdan emin olun. *** HBRye göre stratejik olabilmek için, endüstri şartlarını, trendleri ve bir işletmenin operasyonel ve finansal sonuçlarını yönlendiren temel girdiler ve faaliyetlerini business drivers sağlam bir şekilde anlıyor olmalısınız. Bu konunun yaygın örnekleri Satış görevlileri sayısı, mağaza sayısı, web sitesi trafiği, satılan ürünlerin sayısı ve fiyatı, üretim birimleri vb. Sadece mevcut verileri getirmenin ve trendleri aramanın önemine dair zihinsel bir takdir yeterli değildir. Ayrıca şunları da yapmanız gerekir Günlük işlerinizdeki yurt içi trendleri keşfetmeyi ve bunları sentezleyerek, birleştirmeyi kendiniz için rutin bir çalışma haline getirin. Örneğin, kuruluşunuzda tekrar tekrar gündeme gelen konulara dikkat edin. Meslektaşlarınızın karşılaştığı ortak engelleri sentezleyin. Pazardaki gözlemlerini anlamak için hem kuruluşunuzdaki hem de endüstrinizdeki meslektaşlarınızla bağlantı kurma konusunda proaktif olun. Ardından tespit ettiklerinizi ağınızda paylaşın. İşlevinizin sağladığı benzersiz bilgi ve perspektifi anlayın ve bunun “şirket düzeyindeki strateji” üzerindeki etkisini tanımlayın. Düşünmek Zor Sorular Sorun Trendler ve ilgi alanınıza giren konular hakkında kendinize “Düşündüklerimi nasıl genişletebilirim?” diye sorarak, stratejik düşünme konusunda pratik yapabilirsiniz. Sorular, stratejinin dilidir. Lisa, hayatının ve önceki deneyiminin ona benzersiz ama “miyop uzağı göremeyen” bir stratejik mercek verdiğinin farkındaydı. Bu yüzden kendini geniş açıdan olaylara bakma ve sorgulama becerilerini geliştirmeye yöneltti. Lisa, daha meraklı ve bilgiye farklı açılardan bakarak miyopisini azaltabildi. Farklı olasılıkları, farklı yaklaşımları ve farklı potansiyel sonuçları görebildi. Örneğin, firmada kalacak çalışanlarla ilgili bir proje üzerinde çalışırken kendi kendine; 1. Yıldaki başarı neye benziyor? 3. yıldaki başarı neye benziyor? Sonuçları olumsuz yönde ne etkileyebilir? Başarının/başarısızlığın ilk belirtileri nelerdir? Firmanın başarısını garantilemek için iş ortaklarının neleri anlaması gerekiyor? Sonuçlar kuruluşun daha geniş hedeflerini destekliyor mu? diye sordu. İlk önce bu zor soruları sorarak, meslektaşlarıyla ve üst düzey yöneticilerle daha başlangıçtan itibaren projeye fayda sağlayacak şekilde daha iyi ilişki kurabileceğini fark etti. Bu şekilde düşünmesinin, kendisinin düşünceli ve stratejik olduğu algısının şekillenmesine yardımcı olacağına kanaat getirdi. Konuşmak Stratejik Ses Çıkarın Stratejik düşünürler soru sormanın yanında, dili nasıl konuşacaklarını da bilirler. Onlar, düşüncelerini önceliklendirir ve bir sıraya dizerler. Sözlü ve yazılı iletişimini, kitlelerinin temel mesajlarına odaklanmasına yardımcı olacak şekilde yapılandırırlar. Statükoya meydan okurlar. İnsanların önemle altı çizilen varsayımlar üzerinde konuşmasını sağlarlar. Gerçekten yetenekli olanlar, sorunları tanımlama, ortak anlayışı şekillendirme ve stratejik seçimlerin çerçevesini çizme sürecinde insanları ileri götürebilirler. Bu size karmaşık görünüyorsa, zaten karmaşık olduğundandır. Ancak bu stratejik düşünme becerilerini geliştirmeye başlamanın yolları vardır Yazılı ve sözlü iletişiminize daha fazla yapı ekleyin. Ana noktalarınızı özünü koruyarak ama kısa kısa gruplandırın ve mantıksal olarak sıralayın. Ele almak istediğiniz kapsayıcı konulara dikkat çekin. Bu şekilde dinleyiciler sadece taktik ayrıntılarla değil, daha üst düzeyde bir konuşma yapmaya hazırlanmış olurlar. Ana noktayı geliştirmek yerine, ilk önce zor sorulara cevap vermeyi alışkanlık haline getirin. Lisa, konuşma biçiminin stratejik olmadığı algısını yarattığının farkında değildi. Bunu değiştirmeye başladı. Birincisi, insan kaynakları müdürü ile birebir görüşmelerini daha üst düzey tartışmalara odakladı. Taktik sorunları e-postaya bıraktı. Odaklanmak için bir veya iki stratejik alan seçti. Sorunları insan kaynakları müdürü ve CEO’nun öncelikleri bağlamında çerçeve içine aldığından emin oldu. Eylem Yapmak Düşünmeye Zaman Ayırın ve Çatışmayı Kucaklayın Birlikte çalışmamızın ilk aşamasında, Lisa çok sıkışık bir programa sahipti. Toplantıdan toplantıya koşturuyordu. Karşı karşıya kalınan sorunları düşünmek ve çözüm yollarını analiz etmek için zaman ayırmadan stratejik katkıda bulunmak ona zor geliyordu. Tam değerini masaya getirmediğini kabul ederek, görevlerini Stephen Covey’in 2×2 matrisinde belirtildiği gibi aciliyete ve önemine göre değerlendirmeye başladı. Olması gerekmediği toplantılara gitmeye son verdi. Takvimindeki konular ve diğer toplantılar üzerinde zaman ayırarak düşünmekten vazgeçti. İlk baştaki “Sadece masamın başında düşünerek oturmakla gerçek işimi yapıyor muyum?” suçlaması ile mücadele etti. Lisa başka önemli becerileri de pratik yaparak geliştirdi. Zor sorular sorabilmesi için; Kişiselleştirmeden tartışma yapmayı, Zor sorularla dinleyenlere meydan okumayı, Dinleyicileri tartışmanın içine çekmeyi öğrendi. Bunları yapmak için insanlara değil konulara odaklandı. Düşüncelerinin doğru olup olmadığını tarafsız katılımcılarla tartıştı. Daha fazla soru sorduğunuzda ortaya çıkan kaçınılmaz belirsizliği yönetmek için, Lisa ayrıca eksik bilgiler karşısında daha iyi fikir yürütmesine olanak veren karar alma kriterlerini netleştirmeyi öğrendi. Stratejik becerilerinizi geliştirme arayışı rahatsız edici olabilir. İlk başta kendinizi okyanusta havaya kum tekmeliyormuş gibi hissedebilirsiniz. Kendi varsayımlarınıza meydan okumak, çatışma ve ilginç fikirlerle mutlu olmak gibi rahatsız edici duygularla stratejik düşünme sürecini yönetirken vizyonunuz bulanıklaşacaktır. Bununla birlikte, bulanıklığa yol açan toz çöktükten ve daha yüksek bir seviyeye katkıda bulunduktan sonra, bu riski aldığınıza siz de sevineceksiniz. Kaynaklar HBR/Strategic Thinking HBR/Essential Skills Business Insider Forbes McKinsey İlgili Share This Story, Choose Your Platform! Kafamızın içinde, kırk tilkiyi kuyruklarını birbirine dolandırmadan dolaştırabilmek, 21. yüzyılda başarının yeni anahtarı. Sadece bu da değil daha hızlı düşünmeniz ve kitap yığınları arasında kaybolmadan belleğinizi kuvvetlendirmeniz de bunları başarmanız ve sıfır bir beyin için doğal formüller. İlerleyen yaşınıza rağmen performansından bir şey kaybetmemiş bir beyin ve güçlü bir zihin.. Sizce hayal mi? Doksanlı yılların başlarına dek bilim adamları da bu konuda bir seçme şansı bulunduğunu düşünmüyorlardı. Şu gerçeği zaten biliyorlardı İnsanoğlu doğarken 100 milyar beyin hücresine sahip, ancak her gün bunların 100 bini ölüyor. Yakın geçmişte Kaliforniya Üniversitesi'nde yapılmış olan bir çalışmadan alynan sonuçlara göre, ağlıklı bir beyin kendini yenileyebiliyor. Bizim beynimiz için yapabileceğimiz, yapmakla yükümlü olduğumuz şeyler de var. Beyninizin yaşlanmasını durdurmanındığında, hasarları tamir edebilirsiniz. Kognitif nitelikli çalışmalarda bulunan ve Kişinin Beyni İçin El Kitabı The Owner's Manual for the Brain isimli kitabın yazarı Prof. Dr. Pierce Aklımızı geliştirmek daha güçlü bir hafızaya sahip olmak için beden ve zihin sağlığımızı korumamız gerekiyor diyerek sağlıklı bir yaşam tarzının önemine dikkat çekiyor. Yani beyin geliştiren oyunlar ve zihni besleyen besinlerle yaşlanan ve yavaşlamaya mahkum olan beyninizi yeniden harekete geçirebilirsiniz, tıpkı eski günlerdeki gibi. Beyin Ömrü Brian Longevity ismili kitabın yazarı ve Amerikan Alzheimer Önleme Vakfı Alzheimer's Prevention Foundation Başkanı Dharma Singh Khalsa; doğru ve dengeli beslenerek, stresi hayatımızdan uzaklaştırarak ve zihnimizi daima aktif tutarak beyin kimyasallarım düzenleyebileceğimizi belirtiyor. Uzmanlarsa bu kapsamda çeşitli önerilerde bulunuyor. Sağlam bir beyne ve iyi bir hafızaya sahip olmak için kitaplara muhtaç değilsiniz. Yapmamz gereken tek şey, önerdiğimiz doğal ve pratik metodları hayata geçirmek. Aşağıdaki stratejileri sağlıklı yaşam alışkanlıkları olarak benimsediğiniz taktirde, beyninizin performanısını geliştirebilir ve güçlü bir belleğe sahip olabilirsiniz Yoga, meditasyon Kronik stres, beyinde sorun yaratan bir numaralı zanlı. Bu konuda McGill Üniversitesi'nden Prof. Dr. Sonia Lupien şunları söylüyorKortizol adı verilen stres hormonunun üst sınırlarda seyretmesi, zaman içinde beynin bellek merkezi hipokamp'ın büzülmesine yol açabiliyor. Dharma Khalsa da böylelikle kısa dönemli hafıza sistemi bozularak beyin hücrelerinin yaşlanma sürecinin hızlandığına dikkat çekiyor. Uzmanlar bu sorunun çözüm anahtarının gevşemeyi rahatlamayı öğrenmek olduğunu ifade ediyor. Khalsa'nın araştırması günden güne stresi azaltarak belleğin geliştirileceğini ortaya koyuyor. Bu şekilde IQ'nuzla birlikte moraliniz de yükseliyor. Bunu yapın Sabahları stres seviyesi dorukta olduğundan uzmanlar, güne 10- 20 dakika kadar uygulanabilecek yoga, meditasyon ve derin nefes alıp verme teknikleriyle başlamayı öneriyorlar. En az 8 saat uyku Bir araştırmanın sonuçlarına göre uyku, uçup gidebilecek anyıları garanti altına alıyor. Yakın geçmişte bu hususla ilgili olarak Amerika'da yayınlanan "Nature Neuroscience" isimli bilimsel gazetede Harvard Tıp Okulu'ndan Psikiyatrist Prof. Dr. Robert Stickgold bazı bildirilerde bulundu. Buna göre, yeni bir şey öğrendikten sonra gece boyunca ayakta uyanık kalanlar dinlenme ve uyku süreçlerim tamamlayanlara zıt olarak, öğrendiklerini kalıcı bilgiye dönüştüremiyorlar. Bunu yapın Geceleri 8 saat uyumaya özen gösterin. Uygun zaman ve mekanlarda şekerleme yapın. Aerobik Egzersizleri Zihin sağlığı için aerobik egzersizleri adeta "gençlik çeşmesi"... Uzmanlara göre bu tür sporlar stresi azaltıyor; beyne daha çok oksijen gitmesini sağlıyor ve sinir dokusundaki hücrelerin üretimini artırıyor. İllionis Üniversitesi'nin bilim ve teknoloji çalışmaları yapan birimi Beckman Enstitüsü'nün araştırmacıları, haftada 3 kez 45'er dakikadan aerobik yapanlar üzerinde 6 ay boyunca çalıştılar. Ve sonuçta bu kişilerin zihinsel performanslarmda yüzde 25 artış olduğunu kaydettiler. Bunu yapın Beyin hücrelerini aktif ve tetikte tutmak adına, haftada en az 5 kez 20'şer dakikalık aerobik türü egzersizler yapmalısınız. Klasik müzik Uzmanlar, Mozart gibi klasik müzik bestecilerinin eserlerini günde en az bir kere sakin bir ortamda dinlemek gerektiğim söylüyorlar. Bu yöntemle özellikle "zihinde imaj canlandırma" konusunda başarılı olabiliyorsunuz. Bunun yanı sıra, matematik problemlerim çözmekte, satrançta, müzik enstrümanları çalmak da kreatif bir proje kurmada ustalaşıyorsunuz. Kaliforniya Üniversitesi uzmanları bunu "Mozart Etkisi" olarak netilendiriyor. Ayrıca klasik müziğin zihni açtığı ve gevşemeye yardımcı olduğu görüşünde birleşiyorlar. Bunu yapın Zekanızı yoğun olarak kullanmak durumunda olduğunuz zamanlarda klasik müzik dinleyin. Bunun için fanatik bir klasik müzik dinleyicisi olmanız gerekmiyor, aynı formda başka türde eserleri de seçebilirsiniz. Hafızaya Ginkgo Biloba desteği Bu bitki, yeryüzündeki geçmişi 150 - 200 milyon yıl olan Gingkgo Biloba ağacından elde ediliyor. Sayısız yararı nedeniyle Çinliler tarafından kutsal bitki olarak kabul ediliyor. Uzmanlara göre eşsiz bir antioksidan. Başta beyin fonksiyonları olmak üzere vücudun genel sağlığı için önemli bir destek Beyin kuvvetlendirici olarak da tanımlanıyor. Çünkü Ginkgo Biloba belleği güçlendiriyor. Ayrıca, yine beyindeki oksijen seviyelerini artırıyor. Ayrıca yaşlanma etkilerini ve ruhsal yorgunluğu azaltıyor ve nörolojik bozukluklara iyi geliyor. Ginkgo Biloba'yı kuru yapraklar halinde satın alabiliyorsunuz. Ayrıca, bugün birçok vitamin ilacında da kullanılıyor. Beyni Yapılandıran Oyunlar Prof. Dr. Howard da, stratejiye dayalı tüm oyunların problem çözmede ve kritik dü?ünme yeteneğini geliştirmede yararlı olabileceğini belirtiyor. Kelimelerden veya resimlerden oluşan yap - bozlar veya bilmeceler büyüseniz de ev ödeviniz olabilir. Netteki oyunları keşfedin Pittsburgh Üniversitesi'nden Psikolog Prof. Dr. Jonathan Schooler, Sadece tek perspektiften düşünmeye başladığımız zaman rutinleşmişiz demektir diyor. Öğrenme araştırma ve Geliştirme üzerine de çeşitli çalışmalarda bulunan Schooler, bunun yaklaşımlarımızı da olumsuzlaştırabileceğini vurguluyor. Peki çözüm nedir? Bir web sitesi yazarı olan Prof. Dr. Paul Grobstein, yukarda sözü edilen türden oyunların beynimizi daha esnek kılarak, daha zinde kalmamızı sağladığını söylüyor. Bu konseptteki oyunları nette de interaktif ortamda oynayabilirsiniz. Mesela, binlerce interaktif web sitesinden sadece biri. Tetris ya da Car Jam oynayın Beyniniz "ful mü çekiyor?" Demek ki bellek merkeziniz hippokamp'ta birkaç odacık daha açmanız icap ediyor. Uzmanlar, objeleri ilgili boşluklara yerleştirmeye ilişkin oyunların, çağrışım yeteneğini hayli geliştirdiği kanaatinde. Örneğin, Tetris bu oyunlardan birisi. Bu oyunda geometrik şekilleri birbirine uygun olarak konumlandırmanız gerekiyor. Car Jam adlı oyun da bu tip bir konsepte sahip; çok kısıtlı bir alanda mümkün olduğunca az manevrada bulunarak arabayı park etmeniz şart. Bulmaca çözün Çapraz bulmacalar kelime haznemizi geliştirmenin en yararlı yöntemlerinden birisi. Uzmanlar, birkaç hafta önce yeni öğrendiğimiz bir kelimeyle yeniden karşılaştığımızda bu Tekrarlamanın hatırlamamıza yardımcı olduğunu belirtiyor. Yani bulmacalara vakit ayırmamız gerekiyor. Sihirli Hafıza Hileleri Beyinlerimiz ne yazık ki karbon kağıdı değil ki gelen bilgiler kalıcı olsun! Burada bize biraz iş düşüyor. Hafızayı kuvvetlendirme teknikleri olan "Mnemonik Oyunları" veya hafıza tekniklerinden yararlanabilirsiniz. Kategorize Ederek Düşünün Bilim adamlarının ortaya koyduğu bir gerçek var Birçok kişi yedi artı veya eksi 2'de olabilir kimi zaman ile sınırlı bir hafıza yetisine sahip. Bunun için en güzel örnek, kuşkusuz 7 basamaklı telefon numaralarının kolaylıkla anımsanabilmesi. Uzmanlar, 7, baz alınarak yapılan çalışmalar sonucunda hafıza mekanizmasının daha da geliştirilebileceği görüşünde. Bunu yapın Alışverişe çıkarken bir akıl listesi oluşturup bunu kategorize ederek işe başlayabilirsiniz. Örneğin; sütlü besinler, et türleri ve meyveler olarak sınıflandırma yapabilirsiniz. Böylelikle sosları veya makarnayı otomatik olarak daha kolay hatırlayacaksınız. Çünkü beyninizde bunlar için odacık kalmış olacak. İsim Etiketleri Yaratın Herhangi bir yüze bir "ad" takabilir misiniz? Yapılan bilimsel araştırmaların sonuçları, görsel imajların, isimler gibi özel adları anımsatmada eşsiz araçlar olduğunu defalarca ortaya koydu. Bunu yapın Bu kez yeni tanıştığınız kişinin ismini duyduğunuzda, beyninizde istediğiniz bir cümle kurun ve bu isim, özne olsun. Cümleyi bir kaç kez içinizden tekrar edin. Örneğin; Can, buzdolabının yanında duruyo. Bu cümleyi bir kaç kez tekrar ettiğiniz taktirde, zamanla "Buzdolaby Can"a dönüşecektir. Can'ı lakabıyla anımsamanız artık kesinlikle daha kolay olacaktır. Kaynak Ayça Güçlüten Mutsuzluğumuzun en büyük nedenlerinden birinin de aklımızdan çıkmak bilmeyen o kara kara düşüncelerimiz olduğunu hepimiz biliyoruz, değil mi? Elimizdekilerle yetinmememizin, hayattan tam anlamıyla keyif alamamamızın ve henüz olmamış şeylere bile umutsuzlukla bakmamızın bariz nedeni bu! Yani negatif düşüncelerimiz! Evet, hemen hepimiz zaman zaman negatif düşüncelerin esiri oluyor, sonra da içine düştüğümüz şanssızlıklar silsilesinin peşimizi neden bir türlü bırakmadığını merak ediyoruz. Kendimize sürekli “neden ben?” diye sorular soruyor, bir mıknatıs gibi olabilecek bütün kötü şeyleri üzerimize nasıl çekebildiğimize yanıtlar bulmaya çalışıyoruz. Oysaki cevabın sorunun içinde gizli olduğunu göremiyoruz. Başımıza gelen tüm o kötü şeyleri aslında zihnimizi işgal eden kara düşüncelerle kendimize biraz daha yaklaştırdığımızı göremiyoruz. Aklımızdan geçen her olumsuz düşüncenin bizi olmasını hiç istemediğimiz, ama aynı zamanda içten içe beklediğimiz sonuca doğru sürüklediğini anlayamıyoruz. Olumsuz düşünerek korktuğumuz sonuca doğru istemsizce ilerlediğimizi göremiyor, sonra da yüzleştiğimiz gerçekle karşılaştığımızda; “korktuğum başıma geldi, böyle olacağını zaten biliyordum” diyerek aynı hatayı “zibilyonuncu” kez yapıyoruz. Oysaki düşünce tarzımızı değiştirsek ne korktuğumuzun başımıza geldiğini görecek ne de o sonuçla karşılaştığımızda “yine mi ben” demek zorunda kalacağız. Ama işte bunu yapmıyor, paçamızı bir kez kaptırdığımız kötü düşüncelerden bir türlü kurtulamıyoruz. Belki de kurtulmak istiyoruz, ancak bir düşünceden kurtulmaya çalışırken ona daha çok kapıldığımızı görüp verdiğimiz bu uğraştan vazgeçme eğilimi gösteriyoruz. Tıpkı çırpındıkça daha da dibe batan biri gibi düşünceleri kapı dışarı etmek isterken içimize daha da çok yerleştiklerini görüyoruz. Peki, neden böyle olduğunu biliyor musunuz? Çünkü hep yanlış yolları seçiyoruz. Olumsuz düşüncelerden kurtulmak için “olumsuz düşünmek istemiyorum” demek yerine, odak noktamızı değiştirmemiz gerektiğini bilmiyoruz. Aslında bu durum, tamamen beynimizin işleyişiyle alakalı. İsterseniz konuyu iyice anlamanız için olumsuz bir şeyi düşünmemeye çalışırken beynimizde neler olup bittiğini kısaca açıklayayım. Şöyle ki bir şey düşünmek istemediğimizde, aynı zamanda düşünmemizi sağlayan nöronlarımızın oluşturduğu bağlantıları harekete geçirmiş oluyoruz. Yani neyi düşünmeyeceğimizi düşünürken de aslında olumsuz düşüncelerimizi oluşturan aynı nöron ağını devreye sokuyoruz. Bu tıpkı “uyumam lazım” diye düşünerek, yatakta saatlerce dönmek gibi! İşte bunun için de olumsuz düşüncelerden kurtulmak için başka bir şeye odaklanmamız, aklımızda yeni bir düşünce yaratmamız ve o olumsuz düşüncenin oluştuğu nöronları zayıflatmamız gerekiyor. İşte biz bunun farkında olmadığımız için olumsuz düşüncelerden kurtulamıyoruz. Oysaki mutluluğumuza engel olan ve bize sürekli “neden hiçbir şey istediğim gibi olmuyor” gibi sorular sorduran olumsuz düşüncelerden kurtulmak aslında hiç de öyle çok zor değil. Demek istediğim şu ki hayatımızın her alanında bizi başarıdan ve mutluluktan alıkoyan negatif yaklaşımlardan kurtulmak için birazcık çaba göstermeli ve zaman içinde onların üzerimizdeki etkisini tamamen yok etmeliyiz. Peki, bunu nasıl yapacağız? İşte onu da gelin aşağıda birlikte öğrenelim. Negatif düşüncelerin esiri olmaktan kurtulmak isteyenler için öneriler Uykunuza Dikkat Edin! Negatif düşüncelerden kurtulmak için yapmanız gereken ilk şey, sürekli uygulayacağınız bir uyku düzeni oluşturmak! Çünkü uyku döngünüzün düzenli olması sizi hem kısa hem de uzun vadede olumsuz düşüncelerin esiri olmaktan kurtaracaktır. Depresyonun belirtileri ve nedenleri arasında olan olumsuz düşünce tarzı, düzensiz uykuyla tetiklendiğinde kişi için kaldırabileceğinden çok daha ağır hale gelmekte ve genellikle bu durumla başa çıkılamamaktadır. Zaten yapılan pek çok araştırma da yetersiz ya da düzensiz uykunun kişilerin olaylara bakış açıları ve düşünce tarzları üzerinde olumsuz etki yarattığını kanıtlamaktadır. Bu nedenle günde 6-8 saat uyumaya özen göstermeli ve yatış kalkış saatleriniz arasında bariz farklılıklar olmaması için rutininizi her zaman uygulamalısınız. Negatif Düşüncelerinizi Kaleme Alın! Zihninizi bulandıran ve adeta içiniz kemiren negatif düşüncelerden kurtulmak için yapabileceğiniz bir diğer şey de bu! Yani onları kaleme almayı denemelisiniz. Çünkü aklınızdan geçen ve birbirini takip eden negatif düşüncelerin zihninizi meşgul etmesine izin verirseniz, onlarla savaşamazsınız. Bunun yerine sizi rahatsız eden düşünceleri yazarak aklınızdan uzaklaştırmaya çalışmalısınız. Hem bu yöntemi kullanmak size farklı yönlerden yardımcı olacaktır. Birincisi yazdığınız için üzerinizdeki yükün hafifletmiş ve aklınızdakilerden bir nebze de olsa kurtulmuş olacaksınız. İkincisi ise o düşünceyi yazdıktan sonra yapacaklarınıza bağlı. Mesela; sevgilinizi, arkadaşınızı ya da sizin için değerli olan herhangi başka birini aradınız ama cevap alamadınız. Tekrar tekrar aramanıza rağmen hala ona ulaşamıyorsunuz. Aklınıza kötü kötü şeyler geliyor ve düşündükçe senaryolarınızı daha da olumsuz hale getiriyorsunuz. İşte burada yapmanız gereken şey, elinize kalemi kağıdı alarak hissettiklerinizi yazmak. “Arkadaşımı aradım ulaşamıyorum, peki başına ne gelmiş olabilir” gibi cümlelerle başlayarak bulabileceğiniz mantıklı cevapları buraya yazmalısınız. Örneğin; telefonunu bir yerde unutmuş olabileceğini, çok önemli bir işi olabileceğini, aramalarınızı duymadığını ve bunlar gibi başka mantıklı cevapları yazmalısınız. Bu şekilde hem kara düşüncelerin aklınızı bulandırmasının önüne geçer hem de yazdıkça sakinleşerek olaya daha pozitif bakmaya başlarsınız. Düşüncelerin Esiri Olmak Yerine Gerçeği Görmeyi Öğrenin! Olumsuz bakış açısından kurtulmak istiyorsanız, düşünceleri umursamayı bırakmalı ve gerçekte olanlara yoğunlaşmalısınız. Bununla demek istediğim; aslında hiç olmamış, belki hiç olmayacak şeyler için aklınızı yormaktan vazgeçmeniz! Mesela; bütün sene hazırlandığınız sınavı geçemeyeceğinizi düşünmek yerine, onu geçebilmek için neler yapabileceğinize yoğunlaşmanız. Sonuçta; sınavı geçemeyeceğinizi düşünmek size hiçbir şey kazandırmıyor, öyle değil mi? Ayrıca henüz olmamış ve olacağını hiçbir şekilde bilemeyeceğiniz bir şey için endişelenmenin neresinde mantık var? İşte bunun için o an sahip olduğunuz şeylere odaklanmalı ve kötü düşünerek kötüyü çağırmaktan vazgeçmelisiniz. Hem etrafınıza detaylı bakarsanız, sürekli negatif şeyler düşünen insanların başına hep kötü şeyler geldiğini görürsünüz. Olumlu düşünmeyi bilen kişiler ise böyle durumlarla çok karşılaşmazlar. Karşılaşsalar bile o şey gerçekleşmeden önce kendilerini boş yere strese sokmadıkları, olumsuz düşünceyle kendilerini yiyip bitirmedikleri için yüzleştikleri durumla çok daha kolaylıkla başa çıkarlar. Diğerleri ise olmamış bir şeyin acısını daha önce tekrar tekrar zihinlerinde canlandırdıkları için bu zor durumla başa çıkmak için yeterli gücü bulamazlar. Zira güçlerini olumsuz düşünceler için yeterince harcamış ve geriye gerçeklikle savaşacak bir şey bırakmayı düşünememişlerdir. Olaylara İyi Tarafından Bakmayı Deneyin! Çünkü bunu öğrenemezseniz, hiçbir zaman tam anlamıyla mutlu olamaz; “gamlı baykuş” niteliğindeki kişiliğinizle kendinize zarar vermekten başka hiçbir şey yapmazsınız. Bu nedenlere olaylara iyi tarafından bakmayı öğrenmelisiniz. Olumsuz düşüncelerin elinizi kolunuzu bağlamasına izin vermek yerine onlara karşı direnmeli; olaylara karanlık değil, aydınlık tarafından bakmayı denemelisiniz. Çünkü eğer isterseniz başınıza gelen her türlü şeyde olumsuz bir şey bulabilirsiniz. Hani şu hiçbir şeyden memnun olmayan, hep kendinde olmayanı isteyen insanlar var ya; işte kolaylıkla onlardan bir olabilirsiniz. Zira olumsuz düşüncelere kendini kaptırmak, onlardan yakayı kurtarmak kadar zor değildir. İşte bu nedenle, negatif düşünce tarzından olabildiğince uzak durmaya çalışmalısınız. Sahip olduklarınızın kıymetini bilmeli, olabilecek kötü ihtimallerin size hiçbir şey katmadığını anlamalı ve “iyi düşün iyi olsun” yaklaşımının doğru olduğuna yürekten inanmalısınız. Örneğin; bir arabanız var, ama gözünüz yine de daha lüks arabalarda! Kendinizi “neden benim öyle arabam yok, hiç olmayacak mı, asla o kadar param olmayacak” gibi düşüncelerle hırpalamak yerine, sahip olduklarınızın kıymetini anlamalısınız. Sonuç olarak; elinizdekilerle mutlu olmayı bilmez ve olaylara iyi tarafından bakmazsanız, geriye dönüp baktığınızda elinizde koca bir hiçten başka bir şey olmadığını görürsünüz. Olumsuz Düşünceler için Zaman Yaratın! Evet, olumsuz düşüncelerden kurtulmak için kendinize zaman yaratın diyorum. Nitekim bu da kullanabileceğiniz etkili yöntemlerden biri! Şöyle ki negatif düşüncelerin yine birbiri ardına zihninizi işgal ettiklerini anladınız diyelim. İşte bu durumda, kendinize “şimdi bunun zamanı değil” diyerek uyarıda bulunmalısınız. Negatif düşünme işini daha önceden belirlediğiniz zamanda yapmaya erteleyerek, bu konuda epey yol kat edebilirsiniz. Tabii, olumsuz düşünmek için öyle saatleriniz falan da harcamanız gerektiğini hatırlatayım. Bunun için; günde 15-20 dakikanızı ayırabilir, bu zaman zarfı dışında hiçbir şekilde negatif düşüncelerin aklınızı bulandırmasına izin vermemelisiniz. Zaten belirli bir süre geçtikten sonra kendinize daha çok hakim olmaya başlayacak ve hazır hissettiğinizde olumsuz düşünmek için ayırdığınız zamanı tamamen ortadan kaldırarak bu konuda başarılı olacaksınız. Şayet bu yöntemin ne kadar etkili olduğunu öğrenmek istiyorsanız, belirlediğiniz zaman dışında olumsuz bakış açısına yenik düşmemeye özen göstermelisiniz. Çevrenizde Olumlu Düşünen İnsanlara Yer Verin! Sık sık negatif düşüncelerin istilasına uğruyor ve kendinizi bu düşünceler içerisinde çırpınırken buluyorsanız, o zaman etrafınızdaki insanları da gözden geçirmelisiniz. Çevrenizde sürekli melankolik takılan, bitmek bilmez dertleriyle sizi yiyip bitiren, dünyanın bütün tasasını üstlenmiş gibi görünen insanlar var mı? “Ah başıma gelenleri bir bilsen, yine neler oldu, böyle şeyler neden hep benim başıma geliyor anlamıyorum…” gibi cümlelerle konuşmaya başlayan ve bütün yaşam enerjinizi sömüren arkadaşlara sahip misiniz? Çünkü atalarımızın da dediği gibi üzüm üzüme baka baka kararmakta, yani negatif düşünceler de kişiden kişiye hızla yayılmaktadır. Bu nedenle; eğer etrafınızda olumsuz insanlar varsa onlardan bir bir kurtulmalı, hayatınıza capcanlı renkler katacak yeni insanlarla tanışmalısınız. Unutmayın, çevrenizde yer verdiğiniz insanlar ne kadar olumlu olursa siz de aynı şekilde olumlu düşünmeye başlar, etrafınızdaki iyimserlikten payınıza düşeni fazla fazla alırsınız. Zamanınızın Kıymetini Bilin! Hayatın ne kadar kısa olduğunu ve akıp giden bir dakikanızı bile geri alamayacağınızın farkına varın. Ömrünüzü olumsuz düşünceler üzerine yoğunlaşarak geçirmenin size hiçbir şey katmayacağını, bunun yerine sahip olduklarınızın değerini bilerek anın tadını çıkarmanız gerektiğini anlayın. En kıymetli hazineniz olan zamanınızı sizi üzmekten başka hiçbir şeye yaramayacak fikirler için harcamaktansa, pozitif düşüncelere yoğunlaşarak yarınlarınıza umutlu gözlerle bakmaya çalışın. Sonuçta, sizin zamanınız heba edilebilecek kadar kıymetsiz değil! Bu nedenle, ne satın alabileceğiniz ne de geri çevirebileceğiniz vaktinizi yanlış şeyler için harcamayın. Örneğin, kendinizi yine olumsuz düşünceler içinde mi buluyorsunuz? O zaman hemen durumun farkına varın. Kendinize, “vaktimi böyle olumsuz düşüncelerle harcamam ne kadar mantıklı?” gibi sorular sorun ve hemen yaklaşımınızı değiştirin. Dikkatinizi Başka Bir Şeye Verin! Hani yukarıda da söylemiştim ya, erkenden uyumak zorunda olduğunuz günlerde nedense uyuyamazsınız diye! İşte aynı durum burada da geçerli! Yani olumsuz düşüncelerin sizi yavaş yavaş ele geçirdiğini düşünüyorsanız, o zaman onları düşünmemeye çalışmak yerine farklı bir yol kullanmalısınız. Çünkü “hayır yarın sınavı geçemeyeceğimi düşünmek istemiyorum” derseniz, büyük ihtimalle o konu üzerinde daha çok yoğunlaşırsınız. İşte bunun için yapmanız gereken şey, dikkatinizi tamamen farklı bir yöne çekmektir. Mesela, çok önemli bir müşterinize sunum yapmak üzeresiniz ve anlaşmayı sağlayamayacağınızdan ölesiye korkuyorsunuz. Kendi kendinize; “bu konuyu düşünme, sakın sesin titremesin, heyecanlanma” gibi telkinler yaparsanız, işi daha da kötü bir vaziyete getirebilirsiniz. Aslında böyle bir durumda yapmanız gereken şey, müşterinin karşısına çıkmadan önce başka şeylere odaklanmaktır. Elbette, böyle durumlarda aklınızı başka bir şeye vermenin çok zor olduğunu biliyorum. Ama bunun için sayısız farklı yöntem var ve isterseniz siz de pekala yoğunlaşma konusundaki problemlerinizin üstesinden gelebilirsiniz. Negatif düşüncelerin üstesinden gelmek için sevdiğiniz birini arayabilir, bir şeyler içmeyi deneyebilir, bulmaca çözebilir, müzik dinleyebilir, kısacası mutlu olacağınız herhangi başka bir şey yapabilirsiniz. Sonuç olarak; dikkatinizi başka bir yöne verdiğinizde, başınızın üzerindeki kara bulutların yavaş yavaş dağıldıklarını hissedecek ve yöntemin ne kadar işe yaradığını tecrübe ederek öğreneceksiniz. Yazın ve Yok Edin! Mutluğunuzu resmen sömüren bu kara düşüncelerden kurtulmak için yapabileceğiniz bir diğer şey de yazıp yok etmek! Evet, ilk başta kulağa saçma geldiğinin farkındayım; ama bu yöntemi kullanarak gerçekten başarılı sonuç elde eden sayısız insan var. Hatta bu konu üzerinde yapılmış bilimsel bir araştırma da aynı sonucu savunur nitelikte. Ohio Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmada bazı katılımcılardan negatif düşüncelerini yazmaları ve daha sonra yazdıklarını yok etmeleri istenmiş. Diğer gruptaki katılımcılara ise sadece negatif düşünceleri yazmaları söylenmiş. Negatif düşüncelerini yazdıktan sonra onları yok eden katılımcıların özgüvenlerinin yükseldiği anlaşılırken, diğerlerinin ise aynı negatif tutumu sürdürdüğü ortaya çıkmış. Yani siz de aynı yöntemi kullanarak somut olarak yok ettiğiniz olumsuz düşünceleri aklınızdan daha kolay bir şekilde silebilirsiniz. Çünkü Profesör Richard Perry’nin de öne sürdüğü gibi düşüncelerinizi nasıl etiketlediğiniz, yani onların nerede durmasını istediğiniz, fikirlerinizi nasıl kullandığınız üzerinde önemli ölçüde etkili oluyor. İşte bütün bu bilgilere dayanarak, siz de aklınızı meşgul eden olumsuz düşüncelerinizi bir kağıda yazarak onları keyifle yırtabilir ya da daha iyisi yakıp küle dönmelerini keyifle izleyebilirsiniz. Sadece deneyin ve ne kadar rahatladığınızı görün. Kendinizi Sevin! Kendimi sevmek mi? Evet, tam olarak bunu söylüyorum. Çünkü kendinizi gerçekten severseniz, oturduğunuz ağaç dalını bile isteye isteye kesmek gibi bir hata yapmazsınız. Yani olumsuz düşünmenin size zarardan başka hiçbir şey vermediğini anlar ve bunun üstesinden gelmek için her türlü yöntemi denersiniz. Zaten etrafınıza baktığınızda genellikle kendini sevmeyen insanların olumsuz bakış açısına sahip olduğunu görürsünüz. Hayatından, görünüşünden, yaptığı işten, işin özü kendisinden hoşnut olmayan kişilerin negatif düşüncelerden daha çok muzdarip olduğunu anlarsınız. İlginizi Çekebilir İşte bu nedenle diyorum ki kendinizi sevin! Ya da en azından bunun için uğraşın! Yaşamınızdan, hayatınızdaki kişilerden, düşüncelerinizden, gülüşünüzden, gözyaşlarınızdan mutlu olmayı bilin. Size ait olan her şeyi sevin ve başta kendiniz olmak üzere hayatınızdaki herkesi, her şeyi affedin. Affetmenin ne kadar mucizevi bir erdem olduğunu tahmin bile edemezsiniz. Günümüzde kendisini sevmeyen hatta belki de kendinden nefret eden o kadar çok insan var ki işte siz onlardan biri olmayın! Çünkü hakkını vererek yaşamak için en başta kendinizi tanımalı ve sevmeyi öğrenmelisiniz.

hızlı düşünmek için ne yapılmalı